4 Kasım 2015 Çarşamba

Penelope Douglas-Seni Bulana Kadar (Fall Away Serisi 1,5 )


Penelope Douglas-Seni Bulana Kadar 

 Bu hikâye, Jared’ın hikâyesi. Hiç, bir şeylere vurduğunuzda iyi hissettiğiniz için kendinize kızdınız mı? Ya da tüm duygulara karşı hissizleştiniz mi? Son birkaç yıl benim için böyleydi. Öfke ve hissizlik arasında gidip geldim. Bazı insanlar bunun için benden nefret ederken, bazıları korkuyorlardı. Ama o insanların hiçbiri bana zarar veremezdi, çünkü hiç kimse ya da hiçbir şey umurumda değildi. Tatum dışında. Ondan nefret ediyor, aynı zamanda onu çok seviyordum. Gitmesine izin verdiğim için de kendimden nefret ediyordum. Eskiden arkadaştık biz, ama ona –veya bir başkasına- güvenmemem gerektiğini öğrendim. Ve onu incittim. Onu kendimden uzaklaştırdım. Ona hâlâ ihtiyacım var aslında. O, gerçek beni ortaya çıkarıyor ve ben, bütün öfkemi onda toplayabiliyorum. Onun çekiciliği, dik duruşu, karşı koyuşu… onlar benim hayat kaynağım, aldığım nefes ve insan olarak bir şey hissedebildiğim son parçam. Ama Tate gitti. Bir yıllığına Fransa’ya gitti ve geri döndüğünde farklı birisiydi artık. Şimdiyse, ondan uzak durma çabalarımın tümünü geri tepiyor.


Gül
İlk kitabı tekrar  okumak gibi ve aynı şekilde acı verici.

Sibel
Tek gözümle,dikkatimi hiç vermeden okuyabileceğim bir kitap arıyordum bunu  gördüm başladım, hayal kırıklığına uğramadım.Son sayfayı çevirdiğimde kitabı unutma süreci başlamıştı bile =D


Gül
İlk kitapta (bkz  )  çeviri o kadar kötüydü ki ,kitap mı kötü çeviri yüzünden mi kötü emin olamamıştık.Bu kitapta emin oldum .Hikaye kötü,yazar bazı detayları bildiğin unutuyor.Çeviri ilk kitapla kıyaslayınca bildiğin şahane ( öyle cep telefonun ışığının kör etmesine falan çok takılmazsanız ) Ama en azından “Ne yazmış la bu” olmuyorsunuz .Aslında oluyorsunuz ama yazarın saçmalaması yüzünden .Kitabın başında “bence” açık açık demiş, "Bu kitabın seri olması  aklımda yoktu ,baktım para kazanıyorum neden durayım ki ,farklı bir hikaye yazmaya çalıştım ama bence bildiğin saçmaladım."  Benim anladığım alt metin bu ,yazar notundan.

Sibel
İlk kitabın yanında bunun çevirisi için şükretmek gerekirdi.Gerçi birkaç cümlede haaa,nee diye 2.kere okuduğum yer yoktu diyemem ama birinci kitapta tamamı öyle olunca bundaki hatalar o kadar göze batmadı.Yazar bu kitabı okurlar istedi diye suçu bizim üzerimize atmış ama eğer diğer okurlar da bizim gibiyse,ilk kitaptan hiçbir şey anlamadıkları için belki Jared’in gözünden anlatırsa olayları biraz olsun anlarız diye istemiş te olabilirler.
Orjinal Kapak

Gül
Kitap bittiğinde aklımdaki soru şuydu”Madoc  ın babası ne iş yapıyor?” Kitabın başında içki satan dükkanı  vardı,sonra avukat gibi bir şey oldu en son ,cerrah ya da doktor olabilir diye düşündü  Jared.Evet en yakın arkadaşı ama babasının ne iş yaptığını tam olarak anlamamış.Ayrıca yine kitabın başında Madoc u evinden alan Jared kitabın sonunda Madoc un evini gördüğünde çok şaşırdı nedense.

Sibel
Bir yazarın bu kadar şuursuz olabileceğini düşünmüyorum.Bence çevirmen bir haltlar yedi (yemediyse orjinalinden ispatlasın bize =P ) Mesela 90.sayfada şöyle diyor ‘Madoc’un babasının likör mağazası gibi bir şeyi vardı ve kilerleri şarap mahzeni gibiydi.’ Şimdi burada gibi bir şeyi vardı deyince insan ister istemez babasının likör mağazasına veya benzeri bir dükkana sahip olduğunu düşünüyor.Ama orada cümle şöyle olsaydı ‘Likör mağazası gibi bir evleri vardı’ o zaman olay tümüyle değişiyor.Burada hata yazarın mı çevirmenin mi orjinalinden kontrol etmeden bilemeyiz.


Ama benim çeviride en çok takıldığım şey sarkastik kelimesi oldu.Acaba yazar gerçekten sarcastic diye yazdı da çevirmen ben Türkçe’ye en uygun olanı çevirmem orjinaline sadık kalırım diye mi bu şekil çevirdi yoksa yazar farklı bir kelime kullandı da çevirmen bu kelimeyi uygun gördü.Kitapta 6-7 kere falan kullanılıyor bu arada kelime o yüzden bu kadar dikkatimi çekti.İtiraf ediyorum kitapta okuyana kadar kelimenin anlamını bilmiyordum.Google’dan bakıp öğrendim ve bilmeyenler için ekşi sözlükten en beğendiğim açıklamayı da sizin için şuraya bırakıvereyim :D
Sarkastik : Alaycı demeyi beceremeyip de kendini pek elit gören bir kesimin pek fiyakalı bulup orada burada kullandığı sözcük..

Kısacası bu kitabı gerçekten ama gerçekten çooooook boş vaktiniz varsa okuyun =D