27 Kasım 2015 Cuma

Lauren Rowe-Saplantı ( Kulüp Serisi 1)


Lauren Rowe-Saplantı 
İstediği her şeyi elde etmeye alışkın olan zengin işadamı Jonas  Faraday, özel bir kulübe yapılan başvuruları değerlendirmekle görevli  kayıt asistanından isimsiz bir not alınca, onu bulmayı ve ona hayatında hiç tatmadığı maceralar yaşatmayı takıntı hâline getirir.
Masum bir merakla başlayan bu keşif hızla karşı konulamaz bir tutku ve saplantıya dönüşür.
Muhteşem bir kurgu; kesinlikle sürükleyici; tutku, hüzün ve mizahın kusursuz karışımı… Elinizden düşüremeyeceğiniz bir kitap! 
The Romance Cover


Gül
Kesinlikle sıradan erotik bir romanın çok ötesinde.
Sibel
Kapak, arka sayfa özeti hepsi bu kitap için çok ama çok zayıf kalmış. Ummadık taş baş yardı.


Gül
Bu kitabı Goodreads te kim erotik –BDSM diye kodlamışsa sanırım kafası falan güzelmiş.Alakası  yok , kitabın konusu okuduğumda "almalıyım bunu" dediğim kitaplardan ki GR deki kodlamaya rağmen. Evet bir kulüp var ( kitabın başındaki kulüpten bahsediyorum kitabın sonundaki kulübe bende üye olmak istiyorum ) ama bu hikayenin girişine yardımcı olmak için var .

Ve Jonas Faraday var bu kitapta ,tapılası ,sevilip kucaklanası ,aşkını Platon’la açıklamaya çalışan bir adam ."Bazı" kitaplardaki gibi yazarın ben böyle kitaplar yazıyorum ama aslında çok bilgiliyim  açıklaması gibi durmayan felsefi bir yanı var kitabın , Jonas Faraday le cidden o kadar uyumlu ki , kitapla o kadar uyumlu ki batmıyor ,irite etmiyor.



Ve bir de Sarah Cruz var akıllı bir hukuk öğrencisi  ,zeki ,komik ,çekici,düşünceli vs vs Kabul edelim erotik kitaplardan genellikle salak kızlara alışkınız.
Kitap her " şimdi klişeye düşecek " dediğim yerde klişeden sıyrıldı .İlk otuz sayfanın sonunda  sadece Jonas ve Sarah’ın yazışmalarını okuduğumda "Bu noktadan sonra kitap batsa bile bu yazışmalar şerefine orta şeker veririm ben bu kitaba " demiştim . Sağ olsun batırmadı yazar.
Offf burada spoliersiz anlatmak için ölüyorum .Evet erotik bir roman ama spolier verilebilecek yeri var Valla konu da var .. Uzun uzun anlatmak istemiyorum kitabı ,gidin okuyun daha fazla konuşturmayın.
Kitaba mutlaka okunmalı  vermeme  sebebim +18 sahneler yoksa kitap  türü sevenler için  " mutlaka okun malı" ,bir de yaşı büyükler tarafından =)


Sibel
Daha önce hiç dikkatimi çekmeyen bir yayınevinden (genellikle Türk yazarların kitaplarını bastıklarından olsa gerek) çıkan Saplantı'nın değil tanıtımını bahsini bile duymamıştım .O yüzden yeni çıkan kitaplar listesinde gördüğümde bu ne ki demiş olabilirim.Yazarı ve kitabı GR’de incelediğimde ise oldukça yüksek gözüken puanı dikkatimi çekti.Ama GR deki yüksek puanlarda bildiğiniz gibi son dönemlerde oldukça yanıltıcı oluyor. Neyse sonuç itibariyle elbette ki alınıp,okunmak için sıraya girdi. Gül’ün " Saplantıya başladım ve çabuk elindeki kitabı bitirip buna başla"  mesajından sonra ise bir anda sıranın başına yükseldi =)
Öncelikle Gül’ün de bahsettiği gibi kitabın BDSM ile alakası yok.Evet oldukça erotik sahneler var ama bu sizi sıkmayan, bitse de gitsek dedirtecek kadar sık olmayan hatta kimi yerde gülmenize neden olan şekilde anlatıldığı için rahatsızlık vermiyor insana.Hatta bağğzı kitaplardaki gibi (bkz Havada,Karada serisi ) kadınların on-off düğmesinin olmadığı gerçeğiyle yazıldığından ,insana bu tür sahneleri okurken kendini tuhaf da hissettirmiyor =p



Jonas ve Sarah’yı Gül oldukça güzel anlattığından bende yeniden yazmak istemiyorum ama bu tür kitaplarda alışkın olduğumuz türde salak kadın karakter görmemek çok mutlu etti beni.Ve elbette Jonas  =) Acılı bir geçmişi olan,sekse düşkün CEO.Bu şekilde söyleyince ıyyggg yine mi oldunuz değil mi?Olmayın,Jonas evet böyle bir adam ama yazar ona öylesine kişilik özellikleri vermiş ki yaptıklarıyla, söyledikleriyle insanın sarılıp bırakmak istememesine neden oluyor.Ve tabi ‘’amacını’’ bütün erkekler  benimsese bence hiç fena olmaz hani =p
Sonuç itibariyle ilk sayfasından itibaren kendinizi kaptırdığınız,sıkılmadan,beğenerek okunan bir kitap oldu Saplantı benim için.Serinin devamı heyecanla beklenmeye başladı bile.
Ve kitabın çevirmeni Nesligül Alptekin’e böylesine güzel çeviri yapıp,hikayenin akıcılığını bozmadığı için ayrıca teşekkürler.

Gül
Kitapta geçen iki şarkıyı ikimizde çok beğendik ,biri pek Muse hayranı olmasam da bir Muse şarkısı Madness ( delilik ya da çılgınlık diyebiliriz) ki  sözleri kitapla çok güzel uyuyor ,ikincisi Far grubundan bir 80 ler coverı  Pony 

Kitap bittiğinde ben