2 Aralık 2015 Çarşamba

Karen Marie Moning- Buz ( Ateş Serisi 6)


Karen Marie Moning- Buz 
MacKayla Lane yıllarca Karanlık Fae’ye karşı savaştı. Ancak savaşma sırası artık cesur Dani “Mega” O’Malley’de. Dani şimdiye kadar hep kendi kurallarıyla oynadı. Ne var ki devir değişti ve Dani’nin en büyük kuralı, hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapmak! Ender görülen yeteneklere ve gücü tartışılmaz Işık Kılıcı’na sahip olan Dani, kendini Unseelie’lere karşı koruyabilecek az sayıda insandan biri. Yine de beklenmedik bir şekilde buza hapsolan insanlarla çevrili bu yeni dünyada kendini koruyabilecek mi?

Dublin’in en baştan çıkarıcı gece kulübü buzlarla örtülünce, Dani’nin kaderi, kulübün ölümsüz sahibi Ryodan’ın insafına kalacak. Dani bir yandan kurşunlardan, sivri dişlerden ve yumruklardan kaçarken bir yandan da korkunç pazarlıkların ortasına düşüp sevgili Dublin’ini kurtarmak için çaresiz iş birlikleri yapmak zorunda. Yoksa tüm şehri buz gibi bir son bekliyor.
“Mükemmel bir hikâye. Zeki, cesur ve dokunaklı bir başarı.”
- Kirkus Reviews
Gül
Kitap güzel, süper ama Barrons yok.

Sibel
Mac ve Barrons’a kavuşana kadar ağıza bir parmak bal çalmak misali yazarın bizi oyaladığı bir kitaptı ama yine de beğendim.

Gül
Kitaba kötü dersem çarpılırım …yok çarpılmam  ama ayıp olur.Okuduğum o kadar kötü kitap varken kitap  kötü değil.Hatta akıcı ,güzel kotarılmış ve çevrilmiş bir hikaye ama işte olayın aması var.
Aranızda Mentalist i seyreden var mı bilmiyorum Dizinin ilk 4,5 sezon Red John’un peşinde olan ekibi seyretmek çok güzel ve zevkliydi ama ne zaman Red John yakalandı  ,dizi amacını tamamladığından ilerleyeceği bir yer olmayınca ara bölümler seyrettik. .Bu kitapta öyle , beş kitap boyunca Mac ve Barrons la Sinsar Dubh  peşinde koşulup yakalanınca, ne yapacaklarını bulamamışlar gibi,ara bölüm olmuş .Durun iki dakika kafayı toplayıp nereye gideceğimiz bir bakalım gibi.



Birde ortada 14 yaşında bir kız olunca yazarın başarısı olarak ergen kafasında olması bazı yerlerde içinizin bayılmasına sebep oluyor,artı yine 14 yaşında bir karakterin etrafında birinde açıkça diğerinde hafif ilgisi olan yaşlı adamlar olması beni  rahatsız etti.Bunu söylediğimde arkadaşımın( hayır Sibel deği) “ 14 yaşında kız çatır çatır adam öldürüyor rahatsız olmuyorsun buna mı rahatsız oluyorsun” dedi .O an aklıma gelmemişti şimdi geldi “ama onlar canavarrrr”
Velhasılı kelam şu ki güzel kitap ama Mac ve Barrons ,onları özlüyorum.Burned ı sabırsızlıkla bekliyorum .



Sibel
Dile kolay,yeni kitap için tammmm 1,5 senedir bekliyoruz.Artemis tüm ısrarlarımıza,şikayetlerimize, yalvarmalarımıza rağmen bize acımadı,bu kadar zaman bekletti bizi.En sonunda Buzun çıkacağını duyduğumda gözümden bir damla yaş akıttığımı söyleyebilirim.Elbette ki bu kitapta Mac ve Barrons’un olmayacağını biliyordum ama en azından Burned’e bir adım daha yaklaşmış olmanın mutluluğu paha biçilemezdi.Bazı arkadaşlar gibi Dani’ye sinir olmadığım için de kitabı okurken baş rolde olmasından çok fazla rahatsız olmadım.Ama ne yalan söyleyeyim kitap akıcı,güzel olsa da önceki kitaplarda ki tahmin edilememe durumu yoktu bu hikayede. Şimdi o sorunu şöyle çözecekler, zaten onlara bir şey olmaz ki vurdum duymazlığı gibi bir çok şeyin gidişatını görebiliyordunuz.Ama elbette ki  bu durum benim açımdan hikayeyi sıradanlaştırmadı.


Ryodan ve Christian’ın Dani’ye ilgileri beni hiç rahatsız etmedi.Bir kere Ryodan koca kitap boyunca sadece bir kere Dani’ye olan ilgisini o da sözsel olarak belli etti ki bu rahatsızlık vermekten ziyade sevimli geldi bana.Diğer taraftan Christian’ın Dani’ye olan ilgisi ve takıntısı ilerde Ryodan’la güzel sahnelere sebep olacak diye düşünüyorum (Gerçi bu durum biraz Barrons vs V’Lane’in halini andırmıyor da değil ).
Ve itiraf ediyorum hikaye boyunca Dani’nin bir şekilde Peri çukurlarından birine düşüp oradan birkaç yaş büyümüş olarak çıkmasını ummuş olabilirim =p
Sonuç itibari ile Buz Ateş serisi kadar olmasa da beğenerek, sıkılmadan okuduğum bir kitap oldu. Umarım Burned için Artemis bizi bir bu kadar daha bekletmez.