9 Kasım 2015 Pazartesi

Michelle Hodkin-Bıçak Sırtı (Mara Dyer serisi 2)


Michelle Hodkin-Bıçak Sırtı 
Mara Dyer bir zamanlar geçmişinden kaçabileceğini sanıyordu. Ama kaçamayacaktı. Sorunları kendi kafasında yarattığını düşünüyordu. Ama yanılıyordu. Yaşadığı onca şeyden sonra, sevdiği çocuğun artık sır saklayamayacağına inanıyordu. Ama aldanıyordu. Gerçekler ortaya çıkmaya ve seçimler ölümcül sonuçlar doğurmaya başladığında Mara bu karmaşadan aklını yitirmeden çıkmayı başarabilecek mi?

"Okuyucular hikâyenin gerçekçi ve muhteşem kahramanlarıyla kendinden geçecek, doğaüstü kurgusuna kendilerini kaptıracaklar."
-School Library Journal-


"Mara'nın ürpertici ve etkileyici hikâyesi bağımlılık yapıyor. Aynı zamanda şaşırtıcı derecede romantik ve karmaşık. Hodkin paranormal gençlik romanını tamamen kendine özgü bir seviyeye taşımış."
-Romantic Times-

"Yazarlığa yeni adım atan Hodkin tutkulu aşk hikâyesini paranormal gizemle bir araya getirerek okuyuculara yine ters köşe yaptırıyor. Okurlar, ilk kitaptaki gibi, psikologların sözlerine inanıp Mara'nın akıl sağlığından şüpheye düşecek, Noah'nın gerçek niyetini sorgulayacak ve serinin son kitabını dört gözle bekleyecek."
-Booklist-

"Serinin bu ikinci kitabı, ilk kitapta ortaya çıkan bazı soruları yanıtlarken, okuyucuyu yepyeni sorular ve merak uyandırıcı bir sonla baş başa bırakıyor."
-VOYA-

"Bu heyecanlı devam kitabında Hodkin okurlarını son sayfaya kadar merak içinde bırakarak entrika ve aldatmaca yüklü bir hikâye sunuyor. Hayranları yazarın ilk kitapta yarattığı dünyaya geri dönmenin coşkusuyla sonunu görmek için sabırsızlanacaklar."
-Children's Literature, Veronica Bartles-
(Tanıtım Bülteninden)


Gül
Yazar üçüncü kitapta dağıttığı konuyu nasıl toplayacak merak ediyorum.
Sibel
İlk kitabı daha çok sevmiş,bitene kadar elimden bırakamamıştım.Bu kitapta ise bitsin artık yavvvv modundaydım.

Spolierrrrrrrr hemde çok çok spolierrrrrr

Gül
İlk kitabı  (bkz) okurken aşırı sıkılmıştım ,çünkü  tüm klişeleri yerinde bir YA idi gözümde.İlk kitabın sonunda ucundan acıcık verilen paranormal bu kitapta tavan yapıyor ama şöyle bir durum var ki yazar bu paranormalliğin ne olacağına karar  verememiş.Hepsinden azıcık almış.DNA ile gelen hafıza mı, aniden ortaya çıkan büyükanne ve onun psikolojik durumu mu ve en sonunda ortaya çıkan taşıyıcılık durumu mu ? Yazar hepsinden azıcık azıcık bahsedip ,ne yapacağına karar verememiş gibi .Yani üçünücü kitapta sıvaması oldukça muhtemel.
Bir de Mara’nın oğlumuz hakkındaki uzun uzun düşünmeleri ve aynı konuları temcit pilavı  ( birbirlerine olan aşkları) gibi tekrarlamasalar kitap daha akıcı ve sürükleyici olabilirdi.


Sibel
İlk kitap çoğunlukla YA ağırlıklı (klişe olsa bile güzel işlenmişti bence) bir hikaye iken yazar ehh sonuçta bu fantastik bir seri olduğuna göre artık bu tür konuları arttırsam iyi olur deyip 2.kitapta Gül’ün de dediği gibi bunun ölçüsünü azıcık kaçırmış.Hikayenin giriş kısmı akıcı hah diyorsunuz nihayet yazar birşeyler yaratmaya başlamış.Ancak sonra Mara ve Noah arasındaki ilişkiyle alakalı öyle bir kısır döngüne giriyorsunuz ki araya ha bire katılan paranormal olayları haa tamam şeklinde okuyorsunuz.Yaklaşık son 100-150 sayfaya kadar falan bu böyle devam ediyor.Tam aaaa ama yeter artık diye bağırdığınız noktada neyse ki bir şeyler olmaya başlıyor da kitabın tamamını okumayı becerebiliyorsunuz.

Yani kısaca kitabı uzatma derdiyle öpücem,öpmücem kısmını ve diğer ilişki saçmalıklarını bu kadar abartmasa belki de böylesine sıkılmayacaktım kitap boyunca. Yazarın tüm sayfalar boyunca ortaya serptiği paranormal olaylar 3.kitapta doğru düzgün toparlanmazsa (çok azının sebebini  bu kitapta öğrenebildik) seri kötüler tarafında yerini alacak.İlk kitapta dediğim serinin gidişatı 2.kitaba bağlı lafını 3.kitap olarak revize ediyor umarım o kitapta Bıçak Sırtında havada kalmış konular doğru düzgün bir sona bağlanır diyorum.