22 Nisan 2015 Çarşamba

Mark Lawrence-Dikenlikler Prensi (Parçalanmış İmparatorluk Serisi 1)


Mark Lawrence-Dikenlikler Prensi  
Dikenlikler Prensinden Sakının Dokuz yaşında annesinin ve kardeşinin gözleri önünde öldürülmelerini izledi. On üç yaşında kana susamış bir haydut çetesinin başındaydı. Prens Honorous Jorg Ancrath'ın sırt çevirdiği şehre dönme vakti gelmiştir. Kont Renar'ın annesini ve kardeşini öldürmesini dikenliklerde kapana kısılmış bir şekilde izlediği günden beri intikam ateşiyle yanmaktadır. Hayat ve ölüm onun için bir oyundan ibarettir ve kaybedecek hiçbir şeyi yoktur. Ancak babasının hisarında onu başka bir ihanet beklemektedir. Kalleşlik ve kara büyü. İradesi ne kadar güçlü olursa olsun, genç bir adam hayal bile edemediği kadar güçlü düşmanlarını alt edebilir mi?

"Kesinlikle afallatıcı... ağzınız açık kalıyor."
-Robin Hobb-
"Etkili, soğuk bir hançer darbesi gibi bir intikam romanı. Lawrence ilk kitabında okuyucuyu soluk soluğa bırakıyor."
-Robert V. S. Redick-
"Bu kitap muhteşem."
-Galaxy Book Reviews-
"Ölümcül, cesur bir fantastik roman."
-Publishers Weekly-
"Lawrence sürükleyici fantastik romanlarda çıtayı yükseltti. Bu yıl okuduğum en iyi kitap."
-Peter V. Brett-
"Dikenlikler Prensi, bilindik Ortaçağvari fantastik üçlemeler geleneğini altüst etmeye kararlı bir yazarın eseri."
-Locus-
(Tanıtım Bülteninden)

Gül
Kanlı bir kitap ,cidden kanlı bir kitap
Sibel
Son dönemde bu tarz epik fantastik kitaplara merak saldım.O yüzden de tanıtımını gördüğüm ilk andan itibaren okumak için sabırsızlandığım kitaplardan oldu.Gerçi son dönemde hangi kitaba heyecan yapsam hayal kırıklığına uğradım ama bu kitapta neyse ki bunu yaşamadım.Bence güzel ve değişik konusuyla sürükleyici bir kitaptı.Umarım Pegasus devam kitaplarını çok bekletmeden yayınlar.




Spoiler Alarmıııııı

Gül
Her ne kadar bence zamansal bir sorunu varsa da Sibel çok ısrarla olmadığını söylüyor,onun dışında gayet güzel bir kitap.

Sibel
Bence yoktu zamansal sorun (ısrarcıyım bu konuda =p ).Şöyle ki ; genelde epik fantastiklerde yazar yaşadığımız dünya ile alakası olmayan yeni bir dünya yaratır.Bu kitapta olaylar bildiğimiz dünyada geçiyor gibi gözüküyor (bildiğimiz dünya diyorum çünkü kitap içinde Aristo,Sun Tzu,Sokrates’ten bahsediyor).Ancak nükleer bir savaştan sonra insanlık başa dönmüş .Hikaye ortaçağ benzeri bir zamanda geçiyor.Ama tabi ki bir takım farklılıklar var.Büyüler,büyücüler,ölülerle konuşma vs gibi.Neyse benim anladığım olaylar şimdiki zamandan bin küsür yıl sonra geçiyor.

Gül
O zaman şunu açıkla neden Shakespeare i Nietzsche i hatırlıyorlar ama ateşli silahları ve uçakları neden hatırlamıyorlar ?

Sibel
Hatıralarında olan bir şey değil ki,ellerindeki kitaplardan öğrenmişler onlarıda.Belki de ateşli silahları ya da uçakları anlatan kitaplar yok oldu ya da saklanıyor ??

Fan-Art karakterler

Gül
Eğer tüm kitaplarda yok olmuş olsa tamam diyeceğim ama hangi seçici hafıza tarafından kitapların bir kısmı yok edilirken ,bir kısmı geride bırakılmış.Alternatif bir Nuh tufanı yorumunda  denir ki ,tufan tüm dünya da idi ve şu anda ki teknolojiden daha üst bir teknolojileri vardı.Ama insanın gelişiminin sonuçları  Yaradan ı unutmasına sebep olduğu için kalan insanlar tüm bu teknolojiden vazgeçtiler.Hatta şu anda elimizde olan kalıntıların hepsinin Nuh sonrası kalıntılar olduğu söylenir.Epey teolojik bir konu olduğu için bunu kısa kesiyorum ama kitap varsa neden bir kısmı var diyorum .

Sibel
Bu soruna kitapta verilen donelerle bir cevap verilemez.Şu anda söyleyeceğim her şey hipotezden öteye geçmez.Belki serinin diğer kitaplarında buluruz cevabı.Bulamazsak da o zaman kitaptaki bir mantık hatasını ortaya çıkartmış olursun ;) Gerçi yukarıda bahsettiğin alternatif Nuh Tufanı yorumu sorduğun soruya verilebilecek güzel bir cevap.Belki yazarda böyle birşeyler kurgulamıştır.

Yazarın blogunda yer alan harita


Gül
Bazı sorunları yok mu ? Elbette var kimin yok ki ? Bir kere baş karakterle empati kurmanız imkansız ,sadece eli değil baştan aşağıya kanla kaplı, o kadarcık detaydan bir şey olmaz derseniz bilemem tabii.Her ne kadar sonunda “hımmm aslında ben yapmamışım ,bana yaptırılmış “ diyecek  diye korktuysam da ,sorumluluğu kabullenerek en azından bu bakımdan gözüme girdi.
Hikayede bir Dedem Korkut havasının olmasının sebebi ise oğlumuzun sadece 14 yaşında olması .14 yaşında 180 cm  boyunda ,para karşılığı arkadaşlık kurulan bayanla sabahlar olmasın durumuna falan bakıp ,şimdi bir boğayı elleri ile öldürecek diyorsunuz .Boğaya benzer bir adamı öldürmekle yetiniyor sizde hali ile bekliyorsunuz Dedem Korkut çıkıp isim koyacak diye.
Sürükleyici ,sizi azıcık rahatsız eden bir hikaye ama bu ara okuduğum en iyi epik  fantastik roman.Türü sevenlerin çok beğeneceğine eminim.

Sibel
Hikayenin baş kahramanları genelde ahlaklı,düzgün karakterli,dürüst vs olur ya Jorg öyle değil.Daha kitabın başında yaptıklarını okuyunca nasıl bir kahraman bu oluyorsunuz.Gerçi son zamanlarda karanlık kahramanlara ilgim arttığından dolayı olsa gerek bu beni rahatsız etmedi.Ama 13-14 yaşında olduğunu ve bu yaptıklarına 10 yaşındayken başladığını duyunca, bu kadar küçük yaşta olması benim açımdan hikayenin inanılırlığını biraz bozdu (kitaptaki bütün fantastik ögeler mantıklı geldi de yaşının küçük olmasını mı inandırıcı bulmadın demeyin  =D ).Gerçi uzun süre Jorg’u yaşından dolayı ufak tefek bir şey sanarak okumuştum ama kitabın yarısını geçtikten sonra 1,80mt boyunda yağız delikanlı gibi bir şey olduğunu öğrendik.Belki baştan bu detayları bilseydim erken gelişmiş der çok da takılmazdım bu konuya.

Neyse genel olarak okurken beni sıkmayan,akıcı ama bazı yerlerde ucu açık bırakılmış (mesela Jorg’un güçlü ve acımasız olmasına neden olan şey büyücü müydü yoksa nedeni başka mı ? ki bunları cevabını serinin devamında bulacağımı umuyorum),bazen de gereğinden hızlı geçilmiş sahneler olmasına rağmen (mesela Kızıl Hisarın yok edilmesi) heyecanlı bir seri giriş kitabıydı.


Serinin Kapakları