15 Ocak 2016 Cuma

Sabaa Tahir- Küller ve Kor ( Küller ve Kor Serisi 1)


Sabaa Tahir- Küller ve Kor
İmparatorluk’ta itaatsizlik ölümle cezalandırılır. Kanını ve canını
İmparator’a adamayanlar sevdiklerinin öldürülmesi ve kendileri için değerli olan her şeyin yok edilmesi tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Antik Roma’dan ilham alan bu acımasız dünyada, Laia dedesi, ninesi ve ağabeyiyle birlikte İmparatorluk’un fakir arka sokaklarında yaşam mücadelesi vermektedir. Askerlere asla karşı gelmezler, çünkü karşı gelenlerin başına neler geldiğini daha önce görmüşlerdir.

Ama Laia’nın ağabeyi ülkesine ihanetten tutuklanınca, Laia bir karar vermek zorunda kalır. Kardeşini kurtarma sözü veren isyankârlar için İmparatorluk’un en büyük askeri okulunda casusluk yaparak hayatını tehlikeye atacaktır.

Orada Laia okulun en yetenekli -ve belli etmese de en isteksiz- askeri Elias’la tanışır. Elias’ın tek istediği hizmet vermek için eğitildiği bu zorba yönetimden kaçmaktır. O ve Laia çok geçmeden kaderlerinin birbirine geçtiğini ve seçimlerinin bu toprakların geleceğini sonsuza kadar değiştireceğini fark ederler.

Gül
Güzel bir fantastik ya da epik fantastik başlangıcı ,gerçi ben bir  mantık hatası olduğunu iddia etmekteyim ki ona rağmen güzel.

Sibel
Seviyorum bu tarzı, hele ki bir de bu kitap gibi güzel yazılmış olanları.


Gül
Aslında kitabın konusu kendi başına gayet güzel,ilginç bir dünya yaratmış yazar ,buna neden doğa üstü yaratıkları eklemek istemiş bayağı  merak ettim.Olay kendi başına ilginçken daha karıştırmaya gerek var mı ? Yazar gerekli görmüş.
Bir yandan da bu hikayeye olgun ergenler diyebiliriz ama sanırım bu yalnızca oğlan için geçerli olurdu.Yavrucak 6 yaşından beri deli ötesi bir ortamda olduğundan olsa gerek başına ne gelirse tabiri caiz ise " Amenna " diyor .Kız biraz daha mızmız, ki onunda kolay bir hayatı olmamasına rağmen.
Spolier
Kafama takılan mantık hatasına gelince bu Kahinlerin işlerine gelince kaderin elleyemem demesi işlerine gelince kadere  müdahele etmeleri durumu ,ki kendilerinden hata olarak bahsetmeleri ekstra ilginç bir durumdu.Kitabın seri olabilmesi için illa iç savaş çıkarmaya çalıştıklarının farkındayım ,ama yine de bence mantık hatası var bu durumda.
Spolier sonu


Sibel
Kitabı ilk kitap grubundan bir arkadaşım vasıtasıyla duyup araştırdım.Gördüm ki devam kitabının yurtdışında ağustos 2016 da çıkması bekleniyor.Konusu ilgime çekmesine rağmen dedim acaba hiç bulaşmasam mı. Neticede çıksın diye beklediğimiz sürüyle seri kitap varken bunlara göz göre göre bir yenisini eklemek çok da akıllıca gelmedi.Ancak meraklı ve maymun iştahlı ben D&R da amaçsızca dolaştığım bir gün  dayanamayıp aldım kitabı. İyi ki de almışım,çok beğenerek okudum ama şimdi gel de minimum 1 sene bekle devamını okumak için (Tabi Epsilon sayesinde bu süre 2 sene de olabilir).
Bu tarz epik fantastiklerde doğa üstü yaratıklar oluyor genelde,o yüzden ben garipsemedim açıkçası. Hatta bence hikayeyi daha da ilginçleştirmişti. Kitaptaki genel olarak kurgu,karakterler,hikaye bence çok güzeldi. Biran olsun sıkılmadan,heyecanımı kaybetmeden,ilgim dikkatim dağılmadan beğenerek okudum.

Ve evet ufak bir miktar mantık hatası vardı kahinlerin olayında ama sadece bir yerde idi ,o yüzden de beni çok rahatsız etmedi.Hatta Gül söyleyene kadar umurumda da olmamıştı (söyledikten sonra da pek takmadım gerçi =D ) Bıraksalardı sonu şöyle olsaydı,iç savaş çıkmasaydı diyen Gül’e karşı ben bunu desteklemiyorum.O şekilde olsaydı onlar ermiş muradına şeklinde biterdi ki epik fantastiklerde bu o kadar da kolay olmamalı hiçbir zaman (spoiler vermemek için uğraşınca böyle saçma anlatımlar oluyor haliyle =p ).
Kitabın sonu  "Ama şimdi ne olacakkkk,o neydi pekiii " şeklinde çığlık atacağınız şekilde bitmediği , hikaye belli bir yere bağlandığı için de çok ağlamaklı kalmıyorsunuz sonunda. Ama yine de keşke hemen okuyabilseydik 2.kitabı.