26 Mart 2015 Perşembe

Sherrilyn Kenyon-Gecenin Öpücüğü ( Dark Hunter Serisi 4)



          Sherrilyn Kenyon-Gecenin Öpücüğü 

Acımasız Karanlık Avcı, Ruhunu Sadece Bir Kadının Aşkıyla Geri Kazanabilirdi…
Ölümsüz Viking savaşçısı Wulf'un oldukça etkileyici fakat bir o kadar da sinir bozucu bir gücü vardır: Karşısına çıkan herkes beş dakika sonra onu unutmaya mahkûmdur. Karanlık Avcı bu sayede kolaylıkla tek gecelik ilişkiler yaşar ama uzun süreli bir birlikteliğe adım atamaz. Lanetlenmiş ruhunu geri kazanabilmesi içinse gerçek aşkı bulması şarttır.
Sonunda onu hatırlayabilen bir kadınla tanışır: Cassandra. Ancak genç kadın, Wulf'un avlamaya yemin ettiği lanetli ırkın son prenseslerinden biridir. Kadim lanetler, kehanetler ve Yunan tanrılarının müdahaleleriyle yüzleşmek zorunda kalacak olan ikilinin artık tek bir amacı vardır: Gerçek aşka ulaşmak.
"Hiç dinmeyen bir heyecan fırtınası."
-Publishers Weekly-



Gül
Aşık olunca yamulan güçlü abiler serisi bu da, ama okunabilir bir seri  ve kitap 

Sibel
Kresley Cole’un kadınını bulduğu anda gözü  kadınımmmmmm,eşimmmmmmm diye dönen acayip güçlü abilerinden sonra bu seri biraz daha normal geldi bana (fantastik bir hikayede ne kadar normal olabilirse tabii ).Son üç kitabı arka arkaya okumama rağmen sıkılmadım,beğenerek okudum ben  bu seriyi.



Karanlık Avcılar Serisi
0.5 Aşk Kölesi
1 Uykusuz Geceler ( Pegasus tan çıkanın adı bu ,Erko yayınlarından  Gece Yaşayanlar adı ile çıkmış )
2 Karanlık Tutkular
3 Şeytanla Dans
4 Gecenin Öpücüğü

Bu Türkiye de çıkmış olanın listesi yurt dışında ise yazar  13 tane yazmış ,buçuklar ve çeyreklerle toplam sayı 21 adet kitap çıkarmış.(  aslında sayı farklılık gösteriyor başka sitelerde )

Ayrıca yazarın sitesinde Dark Hunter bölümüne girerseniz kitaplarla ilgili bilgiler ve müzik listeleri bulabilirsiniz 

Gül :
Efendim nedir bu Karanlık Avcılar derseniz ,vakti  zamanında  savaşçı abilere  Artemis  ablamız demiş ki benim savaşçım olun, bana ruhunuzu verin, bende size ölümsüzlük vereyim.Bu ölümsüzlük yanında sivri  dişler ve kan emmede getiriyor, vampir soslu Yunan mitolojisi diyebiliriz kısaca.Sıra ile okunsa güzel olur ama bağımsız olarakta okunabilir ,çok meraklı iseniz kaşınıp hepsini okursunuz en kötüsü.

Sibel :
Bağımsız okunduğunda kafa karışıklığı olabileceğini düşünüyorum ben.Özellikle Acheron’un olaylarını takip açısından.

Spoiler  alarmı  bebeğimmm

Gül :
Serinin başından beri nedir bu Acheron’un olayı diye okuyorum ,serinin sekizinci kitabında ancak hikayesini öğrenebileceğiz tabii o zamana kadar bunamaz böyle bir seri olduğunu unutmazsam ,Acheron un kitabının GoodReads te en yüksek puana sahip kitap olduğunu söylemeliyim .Bir sonraki ise benim seride en sevdiğim kitap olan ( ki iyi bir kadının aşkı nelere kadirdir konusundan nefret etmeme rağmen ) Şeytanla Dans .
Bu kitabın başında anlatılan efsaneyle birlikte  kafamda yavaş yavaş Acheron'la ilgili olarak bir şeyler oluştu.Ya da tamamen sallıyorum.

Sibel :
Serideki en karizmatik abi tabi ki Acheron.Seri başından beri o kadar çok efsane anlatıldı ki benim kafam allak bullak oldu.Ama bu son kitabın başındaki efsaneyi düşünürsek orada bahsedilen biri olabilir sanki Ach.Şimdiye kadarki tüm kitaplarda Acheron ile ilgili o kadar çok bölüm var ki,zaten hepsini toparlasak ayrı bir kitap çıkarabiliriz ki inşallah yazarda öyle düşünüp Acheron’un kitabının yarısını bunlarla doldurmamıştır (bkz diğer kitaplarda ortak yazılan bölümler)

Yurt Dışı Kapağı

Gül :
Bu kitaba gelirsek Karanlık Avcılarımızdan Wulf sadece karanlık savaşçı olma belası yetmezmiş gibi birde herkes onu  gördükten beş dakika sonra unutmaktadır.Kızımız ise kitabın başında okuduğumuz efsanede geçen Apollo’nun  laneti yüzünden yaşayacağı sadece sekiz ayı kalmış bir Apollite prenses. Aslında ikisi birbirine düşman ırkken ,kızımızın ölmesi durumunda tüm dünya tehlikeye gireceğinden  Wulf abimiz kızımızı korumaya başlıyor.

Sibel:
Bunların düğününde kızın babası Wulf’u neden unutmadı ?? (düğün 5 dk dan fazla sürmüştür sonuçta)

Gül :
Tebrikler bende oraya takılmıştım .Apollitlerin hiçbiri unutmuyor  mağaraya girdikten sonra.Wulf un üstündeki lanet kalkıyor herhalde diyeceğim.
Kitap “rüyalarda buluşuruz” cümlesine yepyeni bir anlam kattığını söylememem lazım. Wulf abimiz kızımızı rüyada hamile bırakabilecek kadar kudretli. Artemis karışması tabii ki bunu sağlayan.
Kitap sonrasında “27 imde öleceğimm çocuğuma doyamıyacağım,ah ölme, acaba ruh alsan Daimon olsan ,olmaz sen beni sevmezsin ,vay severim “ le geçiyor.Kitabın sonunda günü kurtaran tabii ki yine adamım Acheron oluyor .Gel  sekizinci kitap gel.

Sibel :
Kitap hızlı başlayıp,ortalarda durgunlaşıp drama dönüşüyor resmen.Gül’ün dediği gibi çocuğuma doyamadan ölücem vs vs şeklinde bir sürü sayfalar harcanıyor.Tamam o duygularını da anlayalım, bilelim de sayfalar dolusu olmasa da olurdu.O sayfalara gelene kadar ki yaşadığımız tüm macera ve heyacanın terini soğuttu resmen.Neyseki son bölümde (o da kitabın artık bitmesi gerektiğinden olsa gerek) macera ruhu geri geldi de kitap toparlandı.Gerçi toparlayabilmek için bütün ekip yetişti ama diğer Karanlık Avcıların hepsini bir arada okumak keyifliydi.Aslında ben bütün avcılar  “ toplandık , toplandık”  olunca daha zorlu bir kavga bekliyordum ama Ach devreye girince çok çabuk sonuçlandı.    Bu arada yazmadan edemeyeceğim Wulf ve Chris’in ilişkileri ve diyalogları çok komikti,bayağı  eğlendim onları okurken. 


Kurtuluşumuzun araba anahtarı gibi en beklenmedik yer ve zamanda ortaya çıktığını fark ettin mi ?