8 Ocak 2016 Cuma

Erica Johansen - Tearling Kraliçesi (The Queen of the Tearling Serisi 1)


Erica Johansen -  Tearling Kraliçesi 
Sürgünde büyüyen Prenses Kelsea Raleigh Glynn, on dokuzuncu yaş gününden sonra vârisi olduğu tahta geçmek için doğduğu kaleye doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Okumaya ve bilgiye tutkun Kelsea, tecrübesizdir, ama savunmasız değildir. Boynunda sihirli güçleri olan Tearling safiri vardır. Yanında da bir grup cesur muhafız...
Kelsea, hiç tanımadığı bir halkın ve yoksulluğun pençesinde kıvranan bir krallığın başına geçecektir. İlk yapması gereken muhafızlarının sadakatini kazanmak, ikincisi ise halkın güvenini sağlamaktır. Bunun için tehlikeli bir yola başvurur:  Komşu Mortmesne ile yapılan anlaşmayı bozar. Ve bu durum, Mortmesne’in zalim hükümdarı Kızıl Kraliçe’nin intikam duygularını açığa çıkarır.
Kelsea’yi şimdi kendini keşfedeceği ve zorlu sınavlardan geçerek bir efsaneye dönüşeceği bir yolculuk bekliyor.
Tabii hayatta kalabilirse…


Gül
Epik fantastik mi desek distopya mı çok emin değilim,ama şuna eminim güzel kitap.
Sibel
Türü her ne ise seviyorum ben bu tarzı.Copy paste hikayelerin bu aralar iyice coşması sebebiyle bu tür kitaplar ilaç gibi geliyor bana.


Gül
Kadın baş karakterli kitapları severim ,hele ki bu kızımız gibi mızıldanmayan ,olay odaklı, sağlam duruşlu kızların hikayelerini daha bir severim.Gerçi kız kraliçe olacağı  zaman için 18 yıldır hazırlanıyor.Ama yazar karakteri güzel kurmuş bence.Etrafındaki karakterlerde gayet güzel kurgulanmış ,kimse batmıyor ,yamuk durmuyor kısacası 
Distopya mı fantastik mi karmaşası sebebi şu. Biliyorsunuz fantastik ,olmayan bir dünyanın kurgusudur ben kitaba öyle başladım ama Amerika,İngiltere vs vs isimleri geçince distopya diye düşündüm ama kesin emin değilim.Yazar olayları biz de biliyormuşuz gibi davranıp pek detay vermemiş ,karar  vermediğinden mi yoksa merak unsuru olsun diye mi emin değilim.
Seri üç kitaptan oluşuyor ve son kitabı 2016 da yayınlanacakmış.İlk kitabın sonu " ama, ama " şeklinde bitmiyor fakat kafada bir sürü merak edilen nokta bırakıyor.Henüz ufukta kraliçenin kalbini çalmaya aday biri yoksa da Fetch adında bana gayet ilginç gelen bir karakter var.

Yurt dışı kapağı


Sibel
Kitabın geçtiği zaman olarak biraz Mark Lawrence-Dikenlikler Prensi ile bir benzerlik vardı bence. Yani insanoğlu karıştırmış bir haltlar,dünyanın medeniyetin içine etmiş sonuç olarak dünya ortaçağ benzeri bir zamana dönmüş.O arada da doğa üstü varlıklar,olaylar,epik fantastik ögeler  ortaya çıkmış.Yazar bu yeni dünyayı güzel kurgulamış ama Geçiş Dönemi denen süreçte yaşananları çok iyi anlayamadım. Yazar o bölümleri azıcık karışık anlatmış sanki.Bazı şeyleri kafamda tam oturtamadım açıkçası.
Bunun dışında gerek kurgu olsun gerekse karakterler hepsi çok iyiydi.Bir sonraki sayfayı heyecanla çeviriyorsunuz ve sıkılmıyorsunuz.Fetch adındaki ilginç karakterde sizi baya bir merakta bırakıyor ;)
Bu arada spoiler olmaması için yazamıyoruz ama Kelsea’nın babası hakkında Gül ile ortak bir fikrimiz var.Bakalım haklı çıkacak mıyız =D