30 Ekim 2015 Cuma

Pepper Winters – Tess’in Gözyaşları ( Monsters in the Dark 1 )


Pepper Winters – Tess’in Gözyaşları  
Muhteşem bir hayatım vardı. Âşıktım, mutluydum ve istediğim her şeye sahiptim. Sonra bir gün, her şey değişti. Bir adama satıldım!

Sevgilisi Brax Cliffingstone, yıldönümlerini kutlamak için Tess Snow'u Meksika'ya götürene kadar ikisinin de geleceğe dair umutları vardı. Altın rengi kumsalların, denizin ve güneşin tadını çıkaracak, birbirlerine yeniden âşık olacaklardı. Ancak gördükleri güzel rüyanın kâbusa dönmesi uzun sürmedi.


Dünyanın gölgelerinden habersiz Tess, kaçırılmış, hırpalanmış ve satılmıştı. Yeniden aydınlığa kavuşmanın bedeli ise Şeytan'la yapacağı anlaşmada, yalnızca bedenini değil ruhunu da ortaya koyması demekti.

Zindanımın derinliklerinde yankılanan bir fısıltı, "Gözlerindeki karanlığı görüyorum," diyordu. "O karanlık beni besliyor, o karanlık beni çağırıyor."
Ve karanlığın tadı kanıma karıştı. Acı, artık kalbimin en tanıdık yolcusuydu.

"Şimdiye kadar yaptığınız tüm 'en iyi kitap' listelerini unutun ve bu kitabı en başa altın harflerle kazıyın. Yılın değil, yüzyılın en iyi kitabı."
-Lip Smackin Good Books-




Sibel
Aleatha Romig – Tutku Oyunlarını okuyup çok beğendikten sonra dark romance denilen türü sevdiğime karar verdim.O yüzden bu kitabın tanıtımını görüp,arka kapak yazısını okuduğumda heyyyy Tutku Oyunları gibi bir kitap daha geliyor diyerek çok sevinip,heyecan yaptım.Bir yenilen pehlivan bir de yeni çıkacak kitap için heyecan yapan Sibel doymazmış şekliyle elbette ki aynı şey oldu ve kitap benim için hayal kırıklığından öteye geçemedi.

Hikaye değişik bir kurgu ile başladı.Ancak bu başlangıçta yazar Tess ile ilgili öyle ip uçları verdi ki hah dedim yazar ileriki sayfalarda kızın başına gelecekler için okuyucuların” hadi canım “deyip sinirlenmemeleri için zemin hazırlıyor ki bence haklı da çıktım.Çünkü Q’nun yaptıklarından zevk alabilmesi için bir insanın normal,sıradan eğilimlere sahip olmasının imkanı yok.Bu hazırlık dışında dediğim gibi kitap başlarda heyecanlı,değişik başladı ve ben hevesle bir sonraki sayfayı çevirdim.Ne zaman ki olaya Q dahil oldu ondan sonra kitap Tutku Oyunları-Grinin Elli Tonu-Sıcak (Maya Banks) karşımı saçma sapan çakma bir hikayeye dönüştü.Hatta bir ara lan Müjde Ar’ın bu kitapta işi ne oldum =P ( Arabesk filminde Müjde Ar sorar ‘Beyler,ağalar İstanbul ne tarafta’ ve şöyle bir cevap alır ‘Gösterelim anam ! ‘ hah işte kitapta yaşanan bir olayda gözlerimin önüne direk bu sahne geldi =D )

( Spolier olabilir )
Kitabı bitirdikten sonra uzun uzun düşündüm.Acaba Gözlerindeki Canavardaki Karissa’mı daha salaktı yoksa Tess’mi…İnanın karar veremedim,ikisi de birbirinden salaktı sanırım =p
Kitabı okurken kafama takılan bir çok soru oldu ama 1-hepsini aklımda tutabilmem mümkün değildi  2-Hepsini sorsam spoilerı geçip kitabı komple anlatmış olurdum (o kadar çoktu yani).O yüzden sadece bir tanesini yazmak istiyorum.Şimdi bu kızımızı Meksika’da kaçıran kötü pis adamlar takip için kulağının arkasına çip taktılar,bileğine barkod dövme yaptılar vs.Yani o kadar büyük bir organizasyon bu,öyle böyle değil.Sonrasında Tess kurtulup evine dönünce (bu arada elbette Brax O’nu bulabilmek için ortalığı ayağa kaldırıyor falan) bir Allah’ın polisi,ajanı ne bileyim kanun adamı gelip " Yav kızım senin başına ne geldi,anlat hele,anlat ki kaçırılan zavallı diğer kızları bulmak için belki ipucu olur vs "  demedi. "Hani gel şu kulak arkası cihazı bir çıkaralım,bakalım hala sinyal vs iletiyor mu " falan kimsenin umru olmadı.Hatta bırak polisi Tess " "Aaaa kulağımda cihaz kaldı ama herhalde devre dışı olmuştur " deyip gidip çıkattırmayı bile düşünmedi =p Tabi bu arada esas mantıksızlık bu kız kaçırma organizasyonunun her şeyini bilen Q’nun bunca senedir neden bu şebekeyi çökertmek yerine iş işten geçtikten sonra kızları kurtarmaya çabalamasıydı bence (upsss azıcık spoiler oldu ama zaten kitabı okurken hemen anlıyorsunuz olan biteni).


Aaaaa bir de yazmadan duramayacağım.Madem diğer 57 kölede farklı bir olay vardı (ne olduğunu spoiler olmasın diye söylemek istemiyorum) da o zaman ne demeye Tess Q’nun evine ilk getirildiğinde korumalar tarafından o şekilde sunuldu ki Q’ya.Sonuçta etrafta kötü adamlardan kimseler yoktu hani rol yapmak gerekiyorsa vs diye…

Neyse yazacak çok şey var ama devam etsem yorumun sonu olmayacak o yüzden konuyu bağlayayım. Aleatha Romig – Tutku Oyunlarının başında okuyucularını kitabın içeriği hakkında uyarmış,bu kitabın içinde bunlar şunlar var,eğer bu tür şeyleri okumaktan rahatsız oluyorsanız kitabı almayın demişti. Ne yazık ki Tess’in Gözyaşlarında böyle bir uyarı yok o yüzden bu tür bir uyarıyı ben yapmak istiyorum; Kitabın içinde aşırı cinsel sapkınlık (ki o kadarı hikayenin kurgusu ile ilgili değil sadece kötü reklam olmaz mantığı ile yapılmış bana göre) ,aşırı salaklık (Tess 20 yaşında ama bırakın 20 yaşında gibi davranmayı bence 15 yaşındakilerin bile bu kadar gel-git akıllı olduğunu sanmıyorum),tecavüz sahneleri (mış gibi değil gerçek tecavüz),kişilik bölünmesi (Q’nun davranışlarını başka türlü açıklayabilmek mümkün değil) ve bolca saçmalıklar bulunmaktadır. Kitabın kurgusu bence yazarın hard core porno fantazisinin bir ürünüdür. Benden uyarması ;)

Kitap Goodreads’te bayaaa yüksek puan almış ama benim vereceğim puan hikayenin başlangıç bölümleri hatırına Zorla Okunur olacaktır.

Ve yazara not ; Bir Depeche Mode fanatiği olarak bir tanecik grubumun şarkısını bu hikayeye alet ettiğin için seni kınıyorum =p