16 Mart 2016 Çarşamba

Iris Johansen – Kalbimdeki Fırtına (Donovan Enterprises Serisi 1)


Iris Johansen – Kalbimdeki Fırtına
Aşk her yere sızar, özellikle de ondan uzak durmaya çalışan kalplere…
Brenna hayatındaki zorlukları başarıyla yenmiş güçlü bir kadındır. Ölen ablasının oğlu Randy'ye bakarken, kendi ayaklarının üzerinde duruyor, bir yandan da oyunculuk konusunda bir kariyer planlıyordur. Ve bu çetrefilli hayatta aşka, erkeklere, özel hayata yer yoktur. Ta ki önemli bir film projesinde rol alma fırsatıyla birlikte yakışıklı, güçlü ve her söylediğinin yapılmasına alışmış olan yapımcı Michael Donovan karşısına çıkıncaya dek.
Brenna, Donovan'dan uzak durmaya çalıştıkça kendini onun ateşli çekim alanında bulur. Brenna'nın güçlü kalbi bu tutkulu fırtınayla baş edebilecek midir?

"Iris Johansen'den baş döndüren, temposu hiç düşmeyen, derinlikli bir roman."
-Amazon-
"Brenna hem ürkek hem güçlü, Donovan ise hem güven verici hem de kışkırtıcı. Kalbimdeki Fırtına gerek karakterlerinin mükemmelliği, gerekse hikâyenin sahiciliğiyle ilham verici bir aşk hikâyesi."
-Goodreads-
"Kalbimdeki Fırtına, yüreğinize dokunacak, sizi fırtınanın kollarına bırakacak, elinizden bırakamayacağınız bir roman. Iris Johansen her zamanki gibi sizi aşkla örülmüş muhteşem bir hayal dünyasına götürüyor."
-USA Today-


Sibel
Beyaz dizi okudum hem de Gelişim döneminden =D
Gül
Charlotte Lamb dedim okurken tam onun tarzıydı ama yeminle özlemişim öküz adamları.
Gelişim BD leri Gücü Adına


Sibel
Kitabın daha ilk sayfalarını okuduğumda ne oluyoruz yavvv, kitabı yayınlarken acaba matbaaya giderken yanlışlıkla eski Gelişim Beyaz Dizilerle mi karıştırmışlar deyip GR’de neymiş bu kitap diye araştırdım.Gördüm ki yurtdışında 1983 yayınlanmış ilk basımı.O zaman heh dedim şimdi anlamlı oldu hikaye.Zira kitabın içeriği,karakterler vs günümüz koşullarıyla o kadar absürt kaçıyordu ki çok kolaylıkla bu ne biçim kitap yavv deyip kenara atabileceğiniz hale geliyordu.Ama kitabın 1983 te yazıldığını göz önüne alıp ,zamanında da Gelişim beyaz dizileri severek okuduysanız sinir krizi geçirmeden  bu kitabı sonuna kadar okuyabilirsiniz.Yoksa pas rengi pantalonlar,bele kadar açık giyilen gömlekler,30 lu yaşlarında olmasına rağmen yaşlı kadın olarak tanımlanan insanlar ,kadın karakterin 20 erkeğin 40 a merdiven dayaması ,erkek karakterin odunluğun en uç noktasında olması (öyle böyle değil) gibi şeylere günümüz şartları ile tahammül edipte okuyabilmek çok zor =D
O yüzden size tavsiyem şu ; eğer zamanında Gelişim Beyaz Dizileri severek okuduysanız bu kitabın yeni çıkmış bir kitap olduğunu unutup sanki haydi biraz nostalji yaşayayım deyip arşivinizden eski bir kitap çıkarttığınızı düşünerek bu kitabı okumanız.Belki o zaman benim gibi severek okuyabilirsiniz. Yoksa kitap sizin için tümüyle zaman kaybı olacaktır.

Kapaktan anlayın eskiliği

Gül
Kitabı ilk ben okudum ve sanırım ilk 50 sayfa civarinda Sibel e gelişim bd si okuyorum yazdım 100. sayfada Charlotte Lamb'ı ekledim ki ben ablanın kitaplarını severim.Elbiseler tavırlar öldürücü ama hani eski battaniyeniz üstünüzde ve kenarı kırık bile olsa sevdiğiniz fincanınız elinizdeyken kendinizi sakin ve güvenli hissedersiniz ya aynı hisle okudum .Kahkaha attığım yerler olmadı değil ,ama dedim ya eski gelişimlerin tadında olduğu için gayet severek okudum.Abideki odunluk istikrarını bile sevdim, kitabın ortasında ya da sonunda sümük olmaması bile güzeldi.Ama yeni nesil birinin bu kitabı okuyup beğeneceğini kesinlikle düşünmüyorum.Aslında Türk yazarların yazdığı kitapların özetlerinde adamlar hep öküz olarak başlıyor ama aşk böceklerini ya da sineklerine dönüşmeleri kesin sanırım.O yüzden diyorum ya yeni nesil hoşlanmaz.


Roman sanıp BD çıkınca biz