29 Haziran 2015 Pazartesi

Stephanie Laurens-Al Beni Kollarına (Regencies Serisi 3)


Stephanie Laurens-Al Beni Kollarına 
Babasının ölümünün ardından Georgiana Hartley İngiltere’ye, evine döndü; ancak karşılaştığı tek şey, yozlaşmış kuzeninin çirkin teklifleri oldu. İngiltere’de tanıdığı kimse olmadığından, komşu malikânede yaşayan yakışıklı Alton Lordu, Dominic’e sığınıp kendini onun insafına bırakmaktan başka çaresi yoktu. Mağrur vikont, Georgiana’nın bir hanımefendinin nedimesi olarak hayatını geçirmeye niyetli olduğunu öğrenince bu sorunu çözmeye karar verdi fakat bu kadar masum bir genç kızla ne yapacağını bilemeyen Dominic, çareyi
Georgiana’yı kız kardeşine teslim etmekte buldu. Günden güne güzelleşen ve kısa sürede baloların aranan isimlerinden biri haline gelen Georgiana’nın birçok talibi vardı fakat onun kalbi bir başkası için çarpıyordu… Aradığı büyük aşka ulaşması için önünde kat etmesi gereken uzun bir yol vardı…

“Kitabı elime almam için Laurens’ın adını kapakta görmem yetiyor.” 
New York Times çoksatan yazarı Linda Howard
Seri bilgisi için tıkla

Gül
Kitabın sonu hariç Jane Austen de yazmış olabilirdi.

Sibel
Orta karar bir kitaptı bana göre.Okuma sıranız varsa üst sıraları hak etmez ama tümüyle liste dışı da kalmaz =)


Gül
Uzun süredir  Stephanie Laurens okumadığımı ,serinin ilk iki kitabını da okumadığımı söylemeliyim.Sanırım en son Şeytanın Gelini'ni okuyup pes etmiştim.Stephanie’nin yazım tarzını pek sevmiyorum.
Sibel
Stephanie Laurens’in şimdiye kadar sadece iki kitabını okudum.Biri Şeytanın Gelini (şok olmana gerek yok Gül, beğenmişim ben ama konuyu hatırlamıyorum ayrıııı =D ) diğeri Aradığım Sensin.O yüzden bu kitabını da merak ettim çıktığını duyunca.


Gül
Bu kitap için sanırım Stephanie hamama gidip kafasından 40 tas su döküp,tövbe edip   romanı yazmak için oturmuş.Masum olduğu için mi sevmedim kesinlikle hayır.Romandaki “Baktım ona baktı bana gönlüm kaydı ona “ tarzını sevmedim,hadi kızımız Georgiana 18 yaşında onda mümkün,ama 32 yaşında Dominic’in de salak salak ortalarda gezmesi cidden bezdirici idi .Bir ara romandaki herkesin kafasını birbirine vurup yüzlerini yeni sıvanmış duvara sürtesim geldi.

Sibel
Bu aralar historical okumadığım için olsa gerek bir heves başladım kitaba.Gerçi benden önce kitabı okuyan Gül’ün kusma sesleri arasında okumaya çalışmak hayli zor oldu =D  Şaka bir yana diğer her türde kitapta ortak zevke sahip olduğum ekürimle nedense historicalde anlaşamıyoruz.Bu kitapta ise ben Gül kadar nefret etmesem de çok beğendim de diyemem.Sıradan,okunsa da olur okunmasa da denilebilecek bir kitaptı bence.
+ 18 sahneleri bolca kullanan historical yazarları arasında olan Stephanie’nin kitapta olayı masumane öpüşmeden ileri götürmemesi,Gül’ün ‘yazar bu kitabı hacca gittikten sonra yazmış her halde’ tespitine  kahkahalarla gülmeme sebep oldu =D

Aaa bir de serinin 3.kitabıymış ama anladığım kadarıyla kitaplar birbirinden farklı konular ve karakterlerle ilgili olduğu için illaki sırasına göre okunmasının gerek olmadığını düşünüyorum.

Serinin Türkçe ye çevrilmiş kitapları