8 Haziran 2015 Pazartesi

Cora Carmack – Aramızda (Losing It Serisi 3)


Cora Carmack – Aramızda 
Bazen kendinizi bulmadan önce kaybetmeniz gerekir. Mezun olduktan sonra Avrupa turuna çıkmak; hem de sorumluluk yok, anne baba yok, kredi kartı limiti yok! Bu, çoğu kızın hayali, tabii Kelsey Summers’ın da. Avrupa turuna çıkan Kelsey, güzel zaman geçirdiğini düşünür ama bu pek de doğru değildir. Kendini bulma yolculuğunda yalnız hisseder ve bulacaklarından korkar. Arayışındaki yalnızlığı içki ve dans geçiremezken Jackson Hunt’la tanışır. Jackson içkinin yerine macerayı koyar, her yeni şehirle Kelsey’ye ne istediğini, hayallerini bulmasında yardımcı olur. Ama Kelsey kendini tanıdıkça Jason’ı ne kadar az tanıdığını fark eder.
“Daha fazla Cora Cormack istiyorum!”
 Sophie Jordan 
“Kimse mizah ve romantizmi Cora Cormack gibi yazamaz!” 
 Jennifer L. Armentrout 
“Kahkaha+kalp kırıklığı+heyecan=mükemmel Cora Cormack kitabı.” 
 Monica Murphy
 “Tutku, mizah, aşk ve kalp kırıklığının mükemmel karışımı.”
 K.A. Tucker

Gül
Öldürmeyen ama güldürmeyende orta seviye bir YA.

Sibel
Serinin ilk kitabındaki bakire kızımıza kıyasla fazlasıyla rahat olan Kelsey’in hikayesi ki böyle olması bana daha gerçekçi geliyor açıkçası.O yüzden Kelsey’in kitabın başında yaptıkları ve davranışları beni rahatsız etmedi,tersine daha inandırıcı geldiği için sıkılmadan okudum.


Birazz spolier
Gül
Kitabı okurken 60.sayfa sırasında oğlumuzun sırrını anladım ,çok mu zekiyim yoksa birinin dediği gibi bu tarz romanları çok okuduğumdan mı emin değilim.Uzun uzun yorum yapılacak bir kitap değil,zaten kızımızın bu çocuk neden benle sevişmiyor ve offf yavrum karın kaslarına bak bölümlerini çıkarsan kitap daha da kısalacak.Sonu biraz aceleye gelmiş gibi olsa da ,kitap boyunca  yalpalayan kızımızın kendi ayaklarının üstünde durma çabası hoşuma gitti.Ama keşke buna iyi bir erkeğin aşkı sebep olmasaydı.Oğlumuzun da zengin bir CEO olmaması onu sevmem için yeterli bir sebep.

Yurt Dışı Kapağı


Sibel
Ben kaçıncı sayfaydı hatırlamıyorum ama abi o kadar istemesine rağmen kıza el sürmeyince tahmin etmiştim sırrının ne olduğunu.Ama dediğim gibi ! bu bizim çok zeki olduğumuzu değil bu tarz romanları haddinden fazla okuduğumuzun kanıtıdır diye düşünüyorum hala =D  Evet başlarda kızın çocuğa verdiği tepkiler biraz aşırıydı ama ben çok da rahatsız olmadım (muhtemelen ben de öyle tepkiler vereceğim için olabilir = p ) Başta da dediğim gibi kızın rahatlığı hikayeyi daha gerçekçi bulmama neden oldu.Bu tarz kendine güvenen,istediğini yapan kadın karakterleri daha çok seviyorum.Mesela Hunt kendini çektiğinde eyvallah,senin kaybın havasıyla sırtını dönüp gitmesi benim hoşuma gitti.


Hikayeleri kurgulamak için illaki travma yaratmak zorunda olmadıklarını ya da artık okuyucuların bunlardan bunaldığını yazarların anlamasını istiyorum artık.Tamam böyle tipler halimize şükretmemizi sağlıyor olabilir ama dünyada ne kadar çocukken taciz edilmiş ya da askerde ekibi ölmüş karakter varsa okuduk herhalde =p
Genel olarak baktığımda beğendiğim,sıkılmadan okuduğum bir kitap oldu.Bu arada abi zengin CEO değil ama babası öyle =)

Serinin Kapakları 



Bu arada söylemeden geçemeyeceğim.J.A. Redmerski-Hiçliğin Kıyısında diye bir yol kitabı vardı hatırlarsanız.Hesapta kızımız sorunlarından bunalıp yollara düşmüştü ama daha ilk durakta abiyle tanıştığı için bütün otobüs,uçak biletlerini yakıp olduğu yere çakılıp kalmıştı (bende her yanan bilette gitti yine paracıklar diye üzülmüştüm =p ) Gerçek yol kitabı ‘Aramızda’ bence.Avrupa’nın büyük bölümünü hakkıyla gezdi karakterler.Yazar bu konuda güzel bir iş çıkartmış .Çünkü anlattığı yerleri benim de gidip göresim geldi.