6 Nisan 2016 Çarşamba

Marissa Meyer-Winter ( Bir Ay Günlüğü Kitabı 4)


Marissa Meyer-Winter 
Bu masallarda mutlu sonu kadınlar yazacak!
Ay halkı, yüzündeki yara izlerine aldırmadan zarafeti ve nezaketiyle hepsini büyüleyen Prenses Winter’a hayrandı. Herkes, genç Prenses’in, üvey annesi Kraliçe Levana’dan çok daha nefes kesici bir güzelliği olduğunu düşünüyordu.
Winter, üvey annesinden pek hoşlanmıyordu. Eh, bunda Levana’nın, genç ve güzel Prenses’in çocukluk arkadaşı ve yakışıklı saray muhafızı
Jacin’e duyduğu hisleri onaylamamasının da etkisi vardı tabii. Ancak Winter, Levana’nın sandığı kadar zayıf biri değildi ve yıllardır üvey annesinin isteklerini görmezden gelmeyi başarmıştı.
Winter, sayborg mekanik ustası Cinder ve arkadaşlarıyla birlikte belki de büyük bir devrim başlatacak ve uzun süredir gizliden gizliye süren bir savaşı nihayete erdirecekti.
Cinder, Scarlet, Cress ve Winter; Kraliçe Levana’yı alt edip kendi mutlu sonlarını yazabilecek mi?
“Ay Günlüğü” serisi sona erdi. Artık hiçbir masalda böyle bir tat bulamayacaksınız. Kendi masalınızı yaşasanız bile.


3. Kitap Cress yorumu için Tık Tık 
3,5. kitap Levana yorumu için Tık Tık 

Gül
Gökten elma yağıyor. Daha güzel bitebilir miydi ? Sanırım hayır.

Sibel
Onlar erdi muradına biz çıkalım kerevetine…


Gül
Marissa Meyer’e hayranlığımı daha öncede söylemiştim; kitaplarının en büyük başarısı hem orjinale sadık kalmak hem de bunu  oldukça orjinal fikirlerle yapmak.
Winter karakterini sevdim,Jacin’i de .Winter’ın siyahi  olması çok güzel bir fikir bence.Disney’in prenseslerinden ruhen olduğu kadar fiziksel olarak da uzaklaşmak oldukça iyi olmuş.Disney’in kafamıza kazıdığı ,şarkılar söyleyerek gezen, sürekli iş yapan pamuk prensesi ( bizim bildiğimiz adı ile orijinal ismi “Snow White “ tır.) masalının dönüşmüş  hali olan Winter’ın tüm bunları  ay hastalığından muzdarip olduğu için yapan birine dönüştürmek tam da dediğim orjnale uygunluk için orijinal fikirlere örnek olabilir .Cam lahitte “hadi be “ oldum diyeyim.Tam da bu noktada tekrar yazarı övmem gerekiyor sanırım.Bazı detaylardan seriyi  tek kitap bazında  planlamadığını ,bütün olarak planladığını ve yarattığı dünyaya oldukça hakim olduğunu görüyoruz.
Disney’in prenseslerini okuyacaklarına,çocuklarımızın ve  genç kızlarımızın bu sağlam ayakları yere basan prensesleri okumalarının daha mantıklı olduğunu düşünüyorum .Bu seride kurtarılmayı bekleyen prensesler değil ,prensler var =)


Serinin son kitabı olduğu için
Cinder ve Kai :Seride en az sevdiğim Cinder,mızmızlanma kapasitesi en yüksek olan kızımız olduğu için sanırım .Kai ismi yeter sanırım benim için
Scarlet ve Ze’ev ( a.k.a Wolf ) :Valla bunların arasına girenlerin gözleri çıksın elleri ayakları yamulsun.Wolf kadınım ,eşim vs vs diyen abilerin olduğu kitaptaki erkek karakterlere  örnek olsun .Scarlet te o tarz romandaki bayanlara .
Cress ve Thorne : Cress te bu kitapta dönüşenlerden,korka korka cesurca hareketler yapması rağmen içindeki o kırılgan ve saf tarafı hala aynı kalması çok güzel .Thorne hala Han Solo ( sonu benzemesin=) )
Winter ve Jacin : Biz aşklarının başını değil sonuç bölümünü okusak ta ( ki diğer türlü herhalde kitap 1000 sayfa falan olurdu) sevdiğim bir çift oldu


Sibel
Serideki diğer kitaplara göre orijinal masalla en çok benzeşen Winter’dı bence.Masaldan farklı olarak bir tek 7 cüceler yoktu diyecektim ama onların yerine de arkadaşları (ki onlar da 7 kişi idi.Cinder-Kai-Scarlet-Wolf-Cress-Thorne-İko. Jacin’i hem avcı hem de prens yerine sayıyorum.) hep çevresindeydi =D
Kitabı önce Gül okudu ve yorumladı.Ben de onun yorumunu okuyup kitaba başladığım için şu siyahi kısmı ilgimi çektiğinden özellikle dikkat ettim. Winter’ın siyahi  olduğu kitabın hiçbir yerinde yazmıyor . Sadece bir yerde esmer diye geçiyor ki o kısmın orjinalinde siyahi diyor da çevirmen esmer olarak çevirdiyse bilemem tabi.
Kitabın ve serinin geneline sözüm yok.Başından sonuna kadar heyecanın eksilmediği, kurgunun orjinalliğinin bozulmadığı insanı sıkmadan zevkle okunan bir seri idi.Amaaaaa şu son kitapta bir ara ana grup insanları (Cinder-Kai-Scarlet-Wolf-Cress-Thorne-Winter-Jacin-İko ) acaba daha kaç kere ayrı yerlere dağılıp sonra şansa yeniden bir araya gelecekler diye düşünüp üflemedim değil.Elbette bir taraftan serinin başından beri süregelen olayların toparlanması,bir taraftan Winter’ın hikayesinin bu kurguya adapte edilmesi,ayaklanma,isyan (ki bu kısımda biraz zayıf kalmıştı) falan derken 800 ü bulan sayfa sayısıyla bu kadar hatanın kadı kızında da olması beklenir diyerek güzel bir seriyi bitirmenin mutluluğu ile darısı diğer güzel serilerin final kitaplarını okumaya diyorum =D

Gül
Şimdi önce cüceler bence arkadaşları değil tünellerden çıkardığı “şey”ler diye düşünüyorum .
Sibel in  bana yorumunu yolladıktan sonra yaptığımız uzun tartışmalar ve araştırmalar sonucunda da şöyle bir şey ortaya çıktı ki Winter in siyahi olduğunu anlamamız Türkçe editasyonda oldukça güç ; Winter la ilk karşılaşmamız olan Cress in sonunda Winter ın ten renginden esmer olarak bahsediliyor ki bu biz Türkler için siyahi anlamına gelmez oysa orjinalde yazan “Blackie” yi siyahi ,zenci,esmer anlamına geliyor Ve çevirmen bu anlamlardan esmeri seçtiği için Winter in siyahi olduğunu anlamamız imkansız oluyor.Cress in blog  sayfası için resim ararken Winter in siyahi fan çizimlerini gördüğüm için, benim için otomatik bir kabul olmuş olabilir ama Levana da Winter in babasının ten rengi  için abanoz siyahı denildiğini,Winter doğduğunda ten rengi için  babasının teni gibi esmer cümlesini okumamışsanız  Winter in siyahi olduğunu anlamamanız oldukça normal oluyor.


Sibel

Eğer benim gibi bir kitabı okumaya başlamadan önce spoiler yememek için hiçbir yorum okumayıp ya da kitabın İngilizcesini okuyanlar ile paylaşımda bulunmadıysanız Winter’ın siyahi olduğu detayını kaçırmanızı çok olası görüyorum.Zira bu öyle bir küçük detayla geçmiş ki (başta da dediğim gibi belki de çevirmen yüzünden) bunu gözden kaçırmanız tüm kitabı petunyanızla okuduğunuza delalet değildir.Tüm seri içinde sadece bir yerde Winter’ın babasının (Levana kitabında) teninin abanoz renginde olduğunu söylemesi sonrasında da yine sadece bir yerde Winter’ın ten renginin babasına benzediğinin yazılması onun haricinde siyahi veya benzer hiçbir kelime kullanılmaması nedeniyle onlarca betimleme arasında bence bunun gözden kaçırılması çok doğal.Evet yazar çok radikal bir karar verip Pamuk Prensesi (Snow White’ı) siyahi yapmış ve bence de çok orijinal ve güzel bir fikir olmuş ama büyük ihtimal çevirmen yüzünden sadece Türkçeden okuyabilen bizlerin bunu anlayabilmesi çok ama çok zorlaştırılmış. 

Old Girls bu seri için derki 

Gül
Sibel