22 Nisan 2016 Cuma

L.H. Cosway-Kupa Altılısı( (Hearts Serisi 1)


L.H. Cosway-Kupa Altılısı
Öne çıkın ve Jay Fields’la tanışın. İllüzyonist. Mentalist. Hilebaz.
Ben üçgenler halinde düşünürüm, siz düz çizgiler halinde.
Ben masayı gösteririm ve sizi bunun bir sandalye olduğuna ikna ederim.
Göz yanılsaması, el çabukluğu, hedef şaşırtma. Ben kandırırım ve dolandırırım.
Ama en önemlisi, iyi bir gösteri sergilerim.
Bütün dünya benim birini öldürdüğümü düşünüyor ama yanılıyorlar. Sabredin. Hepsi planın bir parçası.
İstediğim şey intikam. Kendim için, onun için. Altımız için.
O beni hatırlamaz ama her şeyin sebebi o. Bütün bunların sonundaki ödül. İrademe sahip olabilirsem tabii. Belki de ufak bir kaçamak yaparım, ufacık.
Haydi, bir kart seçin. İçeri gelin ve şovu izleyin. Ellerime bakın. O kadar dikkatli bakarsınız ki görmeye odaklanmışken gerçekleşen şeyleri fark edemezsiniz. Dünyanızı orada, sahne ışıkları altında yıkacağım.
Müdahale etmek için çok geç olana dek beni fark etmeyeceksiniz bile.
Tek bir kalbim var ve büyük planımı başarıyla tamamladıktan sonra kalbimi ona teslim edeceğim.
Arkanıza yaslanıp rahatlayın ve onun, hikâyemizi anlatmasına izin verin. Olağanüstü bir yolculuğa çıkmak üzeresiniz.

“Bu kitap sizi etkileyecek! Cosway’in karakterleri arasındaki gerilim sayfalardan taşıyor.” -A. Meredith Walters, New York Times çoksatan yazarı
“Okuru şaşkına çeviren sonuna bayıldım.” -Penny Reid
“Bazı yazarların kalemleri beni büyülüyor, çünkü onların yarattıkları dünyayı görebiliyor, o dünyanın seslerini duyabiliyor ve yüreklerinde hissettiklerini yaşayabiliyorum.” 
 Marie Hall, New York Times çoksatan yazarı


Gül
Yazar keşke biraz daha akıllı bir bayan karakter yazsaydı ve The Mentalist seyretseydi  ya da daha dikkatli seyretseydi.

 Sibel
Daha farklı bir hikaye bekliyordum.Biraz hayal kırıklığına uğramakla beraber kabul etmek lazım değişik bir konuydu.


Gül
Aslında çok kötü olmayabilirdi,artık bende kötü yazılmış birinci tekil şahıs anlatım direk WattPad çağrışımı yaptığından mı bilmiyorum ,kızın ağzından anlatım başladığı andan itibaren öfff ,pöfff diyerek okudum .Okura yönelik konuşmalarından bahsetmiyorum bile .Ağzına kürekle vurasım geldi.
Kız sanırım 25 yaşında ( bir yerde 23 tü sanki ) Jay 29 yaşında ve abiden 4 yaş küçük olduğunu düşünüyor .Bu tarz hatalar var kitapta başta dediğini sonda unutan .Kız kitabın başında üniversiteden sonra babamın yanında çalışmaya başladım diyor ,kitabın sonunda üniversiteye gitmedim diyor.Hali ile "ne oluyor" diye düşünüyorsunuz.


Abi , İllüzyonist, Mentalist,Hilebaz . Tanıtımın yalancısyım .Ama oradan mentalist çıkartılmalı bence. Çünkü öyle olduğunu ispat edecek çok şey yok kitapta ,kızın kafa derisindeki boyayı görüp saçın boya demek ,hımmm sanırım bende yapabilirim.Ve 29 yaşında biri gibi değil cidden değil, tamam kız da çok akıllı değil ama ikisinin giriştikleri dialogları bazen “Allahım biri beni öldürsün ya da bunları “ diyerek okudum.
Bir de garip kelime kullanımları var ,en aklımda kalanı yol tarif ederken abi nin "Buradan sağa mı çakacağız" ı oldu .Çeviriden mı kaynaklı yoksa çevirmen orijinal anlatımı korumak için mi anlamadım. Yabancı yayınları mali sıkıntı içinde mi acaba ? Bu ara kalitesini düşürdü sanki.


Sibel
Evet arka kapakta konuyla ilgili ipuçları veriyor vermesine ama ben nedense özellikle erkek karakter konusunda daha farklı bir şeyler bekliyordum.Daha bir ünlü,olgun,zengin,hafif rock star tarzı birini okuyacağımı düşünmüştüm açıkçası.Ama karşıma Dynamo gibi bir illüzyonist çıkınca hımmm peki oldum (Dynamo’nun da zuzaylı olduğuna karar verdim ben bu arada =D ).
Kitaba ilk başladığımda kullanılan amiyane kelimeleri okuyunca (paso TV seyretmek,sözün bittiği yerde olmak vs gibi ki örneklerin ucu bucağı yok) eyvahlar olsun yeni bir Nalini Sing-Lonca Avcısı serisi çeviri felaketiyle karşı karşıyayız dedim (ki sonradan baktım çevirmen aynıymış :p ). Ancak kitap ilerledikçe gördüm ki bu tümüyle çevirmenin halt etmesi olamaz çünkü neredeyse tüm kitap bu şekilde ilerliyor.Yani çevirmenin Lonca Avcısında çıkarttığı işten sabıkalı olduğunu biliyorum ama Jay’in kızın babasına ‘senin moruk’ diye hitap etmesi çevirmenin marifeti olamaz diye düşünmek istedim.Muhtemelen yazar da güncel sokak ağzını kullanarak genç okuyucuları kendisine bağlamak istemiş olabilir (ki sanırım yazar da baya genç).Neyse tüm bu tarz konuşmalara dişlerimi sıkarak katlandığımda ise bir şekilde hikayenin ilgimi çektiğini gördüm.Zaten aksi takdirde bu anlatım şekliyle kitaba devam edebilmek mümkün olmazdı benim açımdan.


Ve evet Gül’ün bahsettiği gibi birbiri ile çelişen durumlarda var kitapta.Üniversite ,yaş ya da günler geçmesine rağmen haftalar geçti denmesi vs gibi.
Tüm bu hatalara katlanıp kitabı okuyabilirseniz aslında değişik bir konu ve kurgu ile karşılaşıyorsunuz. Ama insan keşke bu kurgu, daha sağlam,ayakları yere basan ve olgun hem kadın hem erkek karakterlerle ele alınsaydı diye düşünmeden edemiyor.