15 Mayıs 2015 Cuma

Kendare Blake-Tanrıçaların Savaşı (Goddess War Serisi 1)


Kendare Blake-Tanrıçaların Savaşı  
Bir tanrının öğrenmesi gereken tek ders kaderdir ama ben kadere inanmam.
 Çünkü son henüz yazılmadı…

 Savaş Tanrıçası Athena teninin altında baykuş tüyleri belirmeye ve ciğerlerini sarmaya başladığında ölüme adım adım yaklaştığını fark eder. Hırsızlar Tanrısı Hermes ise bedenini kemiren bir hastalıkla boğuşmaktadır. Bu sırada diğer tanrı ve tanrıçaların da farklı hastalıklardan mustarip olduğunu öğrenirler. Ancak hepsi de birbirlerini öldürmek pahasına dahi olsa son nefeslerini vermemeye kararlıdırlar.


 Athena ile Hermes onları ölüme neyin sürüklediğini bulmak için dünyayı dolaşmaya başlarlar. Yolları sıradan bir insan olan Cassandra’ya çıkar. Belki de bu genç kız sanılanın aksine, sıradan biri değildir.

 Peki, tanrıçaların hayatta kalmak için başlattıkları savaşın kilit noktası Cassandra olabilir mi?

 “Daha ilk sayfasından itibaren okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren bir hikâye. Kendare Blake’in kendine has üslubu Tanrıçaların Savaşı’nda bir kez daha kendini göstermiş.”
 Goodreads

 “Blake’in mitolojik öğelerle günümüz dünyasını aynı hikâyede buluşturma fikri kesinlikle okunmayı hak ediyor.”
 New York Times

 “Özellikle Yunan mitolojisine ilgi duyan okuyucuların soluksuz okuyacakları bir heyecan fırtınası.”
 Kirkus Reviews

Gül
Süper güçlü yenilmez,her şeye muktedir kitap kahramanlarından sıkıldıysanız iyi bir alternatif olabilir.

Sibel
Yok,benim kahramanlarım yenilmez ve güçlü olmalıymış ben onu anladım bu kitabı okuduktan sonra. Belki de o yüzden pek sevemedim ben bu kitabı.Kötü değildi ama devam kitabını koştura koştura alıp okuyacağımı düşünmüyorum.


Gül
Yazarı başka bir serinin yazarı ile karıştırıp okumaya başladım  doğruyu söylemek gerekirse.Yunan mitolojisini seven biri olarak keyif alarak okudum.Roman kahramanlarının süper düper güçlü olmasından çok hoşlanmam.YA ve erotik romanlarda her şeyi  " becerebilen " abileri o yüzden pek sevmiyorum sanırım.Bu kitapta tanrılar ve tanrıçalar olmasına rağmen güçlerini kaybetmeye daha önemlisi ölümsüzlüklerini  yitirmeye başlamışlar.
Her ne kadar başrol Cassandra gibi dursada serinin  ana karakteri  Athena olduğunu düşünüyorum
Türkçe olarak kitaba serinin adını uygun görmüş yayınevi ,belki de kitabın orijinal ismi  ciddi miktarda spolier barındırdığından dolayı(Antigoddess ,Anti Tanrıça olarak çevrilebilir sanırım)

Sibel
Yunan mitolojisi severim ama senelerdir kim kimdir bir türlü öğrenememişimdir (isim hafızam çok zayıftır,muhtemelen o yüzden.Yoksa akıllı ve zeki bir insanımdır yani =p ) İşin açıkçası Gül bu kitabı okuyup,bana ben beğendim demese hemen elime alıp başlayacağım bir kitap değildi.Onun verdiği gazla bir heves başladım okumaya.Amaaaa ben biraz sıkıldım okurken.Çok ağır ilerledi bana göre hikaye.Yazarın anlatımında,betimlemelerinde  vs (bir ara tüy var mı diye dilimle damağımı kontrol ettiğimi fark ettim  =D )  bir problem yoktu da sanki azıcık daha hareketli olsaydı belki bu kadar bunalmazdım.Ve evet bence de Athena Cassandra’ya göre daha baskın bir karakterdi kitapta.Belki ikinci kitapta Cassandra öne geçecektir ?


Spolier içerir
Gül
Mantık hatası olarak şunu yakaladım ,18 yaşında gücünü yitireceğini görebilen Cassandra neden Athena ‘nın gelişini ya da olacakları göremedi.
Sibel

Ben de şeyi merak ettim.Şimdi bunların reankarne sayesinde ruhları devam ediyor ya yaşamaya.Ve tam olarak kim olduklarını öldükten sonra hatırlıyorlar ya ve o yüzden de Athena Cassandra’yı öldürüp canlandırıyor ki hatırlasın eski hayatını diye.Eeeee öldükten sonra o ruhun aynı bedene gireceğinin garantisi var mı ki?O anda ruhun gidip başka bir bedene de girmesi olasılığı yok mu yani?