28 Mayıs 2015 Perşembe

Jacquelyn Frank – Jacob ( Gece Gezginleri Serisi 1 )


Jacquelyn Frank – Jacob 
Yedi asırdır kimse onu baştan çıkaramadı. Ama bu gece farklı olacak…
Zamanın başından beri var olan Gece Gezginleri, karanlığın gölgelerinde yaşamaktadır. İnsanlara âşık olmaları kesinlikle yasaktır ve bu kadim yasanın uygulanmasını sağlayan tek kişi İnfazcı Jacob'dır. Jacob insanlara karşı arzularına yenik düşen tüm Gezginleri, bahaneleri ne olursa olsun adalete teslim etmiştir. Yasak tutkulara, önüne geçilemeyen açlığa hatta ay lanetine karşı bile bağışıklığı vardır ve kendine hâkimiyeti tamdır… ta ki New York'un karanlık bir sokağında Isabella'yı görene dek. Jacob'ın aklında kadının hayatını kurtarmak yoktur. Fakat onu kollarının arasına aldığı an engelleyemediği duygulara kapılır ve birdenbire her şey değişir.
Birbirlerine karşı hissettikleri dayanılmaz cazibe kesinlikle yasalara aykırıdır ve Jacob'ın o ana dek inandığı her şey arzuların alevinde hızla yanıp kül olacaktır.
Gece başlasın!..

"Yepyeni bir ses, müthiş bir yetenek."
-Sherrilyn Kenyon-
"En leziz çikolatalar gibi, Jacob da yoğun, karanlık ve iştahınızı tatmin ediyor."
-Joann Ross-
"Jacob nefes kesen, büyüleyici sahneler ve unutulmaz karakterlerle dolu. Bu kitaba bayıldım!"
-Christine Feehan-
"Gece Gezginleri serisinin heyecan dolu ilk kitabında Jacob ile Isabella arasındaki romantizm gerçekten çok çekici. Yasak aşk, gizli kaderler ve bir ruh çağıranın yarattığı tehlike, okurları nefes nefese bırakıyor."
-Romance Junkies-

Seri Bilgisi İçin Tıkla 


Gül
Kitap  bittiğinde çok mutlu oldum,intihar etmeden bitirebildiğim  için .Bazı yerlerde derimi soyuyorlarmışçasına işkence çektim.


Sibel
Ahhh o iç seslerin uzunluğu yok mu ben o kısımda kopuyorum işte kitaplardan.Bu da öyle bir kitaptı ve ben çok zor okudum.

Spoiler ama ufak   

Gül
Sibel zaten çoğu şeyden bahsetmiş kısacık bir yorum yapayım.Kitabın en büyük sorunu bence serinin ilk kitabı olduğu için yazar bize “kurguladığı “ dünyanın dateylarını anlatabilmek için bizi detay manyağı yapması.Bir de yazardan mı çeviriden mi kaynaklandığı bilmediğim akmayan kurgu var.Kimi cümlelere o kadar güldüm ki  kitabı okumak iyice zorlaştı.Gena nın ve diğer bu türde yazan diğer yazarların önünde saygı ile eğiliyorum bu kitaptan sonra.

Sibel
Eşlerini arayıp bulan serilerle ne kadar dalga geçsem de hepsini severek,zevkle okuyorum.Kresley Cole ,Gena Showalter,Sherrilyn Kenyon gibi yazarları yeni kitapları çıksa da okusam diye sabırsızlıkla bekliyorum.Bu konuda öncü,kitap basım tarihlerine bakarsak Sherrilyn Kenyon’un Dark Hunter serisi gibi duruyor.Sonrasında sırasıyla Jacquelyn Frank’ın Nightwalkers serisi,Kresley Cole’un Immortal After Dark serisi (ki çıkış tarihleri arasında sadece 1 ay fark var) ve son olarak da Gena Showalter’ın Lords of Underworld serisi geliyor. Tabi bunlar sedece benim bildiğim ve okuduğum seriler. Muhtemelen yurtdışında benzer birçok seri yayınlanmıştır.Bunları neden yazıyorum ; Jacob’u okuduğunuzda benim gibi Jacquelyn Frank, Gena ablayı taklit etmiş yav deyip hakkını yememeniz için (ben yaptım utanıyorum =p )
Ayrıca kitapta kullanılan bazı isimler, her ne kadar seriyi kitap olarak okumasam da (filmlerini izledim sadece) Twilight serisi ile benzerlik gösteriyor.Mesela kızın adı İsabella ama herkes ona Bella diyor.Erkek karakterin adı Jacob ve bu ikisi birbirlerine mühürleniyor.Tanıdık geldi mi… Ve Nightwalkers serisi 2006 ocakta Twilight serisi 2006 eylülde yayınlanmış.Derinlemesine araştırmadım ama acaba hangisi diğerinden esinlenmiştir ?
Yurt Dışı Kapağı

Neyse gelelim kitabımıza.Jacob’u duyduğum zaman hah dedim yeni bir eşim,kadınım serimiz daha oluyor, yaşasın… Bir hevesle koşturup aldım kitabı ve hemen başladım.Ama 16.sayfada kadim Gece Gezginlerinin içki (alkol) yerine süt içtiklerini okuyunca neee,haaa diye kalakaldım.Evet bildiğimiz sütten bahsediyorum.Ama onlar için kalitesini pastörize edilmemiş,işlemden geçirilmemiş olması belirliyor.Bir de az bulunan hayvanların sütü olmalı.Mesela zürafa sütü sert ve egzotik bir konyakla eş değer sayılıyor.Eee haliyle bunları okuyunca bende kayış koptu,sinirler gitti başladım gülmeye.Yani adamlar yüzyıllardır yaşayan kadim iblisler.Süt nedir yahuuuu =D  Sonuç itibariyle gülmem geçene kadar kitap kenara atıldı.Ertesi gün bir deneme daha yaparak tekrar aldım elime kitabı.

Şimdi anlamadığım bir nokta var.Bu tarz kitapların  yazarlarının  %99 u kadın.Ama nedense hikayelerdeki kadın karakterlerin neredeyse yarısı salak.Yani yazarlar kendi hemcinslerine neden bu kötülüğü yapar anlayamıyorum.Hadi tamam yan karakterlere koy böyle tipler ama ana karakterden ne istiyorsun? Böyle bir girişten anlayacağınız üzere kitaptaki kadın karakter Isabella beni delirtti okurken.Bir insan bu kadar mı salak,boş ve vurdum duymaz olabilir.Yav arkadaş pencereden aşağıya düşüyorsun adamın biri seni havada tutup yakalayıp amele sümüğü gibi yere yapışmanı önlüyor ve sen buna normal tepki verebiliyorsun.Hadi bu tarz aşırı rahat tepkilere diğer kitaplardan alışığız diyelim ama sen eğitim almış bir kütüphanecisin neden sanki Sulukule’den gelmişçesine tavırlar içindesin.Acayip espiriler,seviyesiz cevaplar,elleri bele koyup konuşmalar.Hah dedim biraz sonra ‘Abe sen ne diyon beya’ diyecek diye bekledim sürekli.
Ve erkek karakter,Jacob.Canım,kitap senin adına yazılmış,700 yaşında bütün iblis soyunun adını duyduğunda titrediği infazcısın.Ama daha yeni tanıştığın ruh eşin senden kat be kat güçlü çıktı,nasıl iş bu,oldu mu şimdi =p Bir de şu kadimler eşlerini buldu mu hemen pelte kıvamına geçerler ya bu kitapta da aynı şeyi gördük Jacob’da.Hele o ‘minik çiçeğim’ lafı yok mu……



Karakter incelememizi bitirdikten sonra gelelim kitabın geneline.Hikayenin yarısı boyunca  Jacob ile Bella’nın neden birlikte olamayacaklarını,ya kadının ağzından ya erkeğin ağzından ya da Kral Noah’ın ağzından (unuttuğum kişiler de olabilir) temcit pilavı gibi dinledik.Yav anladık nedenini,karşında anlama özürlü okuyucular yok ki neden habire aynı şeyleri anlatıyorsun.Tabi bu arada bazı mantık hatalarını,saçma şeyleri bir kenarda beklettim okurken.Neyse ki  daha sonra bir çoğuna gerekli cevapları verdi yazar da bir de onun için kızmaktan kurtuldum =) Hikayenin kalan yarısı boyunca ise bu sefer tam tersi Bella ile Jacob’un neden birlikte olmaları gerektiğini okuduk.Tabi bu bütün nedenler sürekli olarak Jacob ve Bella’nın iç sesleri olarak tekrar tekrar önümüze sunuldu.


Anlayacağınız kitapta bu tarz romanlardan alışık olduğumuz macera,hareket vs ye dair çok az kısım vardı.Bu yüzden ben fazlasıyla sıkıldım hikayeden.Serinin devam kitaplarını okur muyum? Eğer bütün açıklamalar bu kitapta yapılıp bittiyse diğer kitaplarda artık biraz hareket,farklılık varsa okurum ancak. 

Serinin Kapakları