15 Nisan 2015 Çarşamba

Katie McGarry-Hayallere Dokunmak (Pushing the Limits serisi 2)



Katie McGarry-Hayallere Dokunmak

Ryan kulağıma eğiliyor. "Dans et benimle, Beth."
"Ben dans etmem." Doğru, etmem. Daha doğrusu, bir erkekle hiç dans etmedim. Kuşkuyla kaşını kaldırıyor. "Dans etmezsin?"
"Hayır."
Ateşin ışığı Ryan'ın yanık tenine vuruyor ve yüzüne harika, bronz bir parlaklık veriyor. Altın saçları ışıldıyor. Göz kamaştırıcı. Ryan bir adım yaklaşıyor ve kendini çekici yapan ve beni zayıflatan "ben her şeyi bilirim" gülüşünü takınıyor. Ondan nefret ediyorum ve bana dokunmasına izin verdiğim için kendimden de nefret ediyorum.

Çok hızlı bir tempoda çalan müzik biraz yavaşlıyor. Müzikteki güçlü vuruşlar kalbimin çılgın atışlarını taklit ediyor. Dudaklarını kulağıma doğru yaklaştırıyor ve nefesi boynumu gıdıklıyor. "Benimle dans et, Beth."
Katie McGarry için Övgüler ve Yorumlar
"Bu romandaki her şey - sahne, karakterler, romans- işliyor ve çok iyi işliyor."
-Kirkus Book Reviews, Hayallere Dokunmak üzerine
"Bu çocukluktan gençliğe geçiş aşk hikayesi… bir iddiayla başlıyor ve cesur, erotik bir güven egzersizine dönüşüyor... Tempolu, tatmin edici bir romans."
-Publishers Weekly'de, Hayallere Dokunmak üzerine
(Tanıtım Bülteninden)



Gül
Çevirmenin gazabına uğramış çok güzel bir hikaye.

Sibel
Orta seviye İngilizce bildiğinizi düşünün.Bir elinize sözlük alın,netten de Google translate i açın.Sonra kitabın orjinalinden çevirmeye çalışın.Tebrikler bu kitabın çevirmeniyle aynı yöntemi kullanarak kitap çevirdiniz.Belki biraz fazla sert bir eleştiri oldu ama böyle bir çevirinin başka bir mantıklı açıklamasını bulamıyorum.Ve bu seviyede bir çeviri ile mükemmel bir hikayeyi okumaya çalışın. 
Konu ne kadar bilindik olsa da (fakir ve neredeyse yoldan çıkmış kız ile zengin ve altın çocuk kıvamında oğlan,iki ergenin hikayesi) yazarın oluşturduğu karakterler ve olayların gidişatı o kadar güzeldi ki bu beni hiç rahatsız etmedi.Çeviriye rağmen elimden bırakamadan okudum,bitirdim.Kitabın sonunda ise tek dileğim serinin 3.kitabı Rachel ve Isaiah’ın hikayesinin  yayın evi tarafından katledilmemesi oldu.




Gül
Oldukça şövenist bir söylemde olsa da çok sevdiğim  bir söz vardır ; Kadınlar çevirilere benzer; Güzel olurlarsa sadık olmazlar ,sadık olurlarsa güzel olmazlar.
Maalesef çevirmen bu sözü doğrulayacak bir iş çıkarmış.Kelimeleri sadece birinci anlamlarında alıp , mevzuya uyuyor mu uymuyor mu bakmadan kullanmış.Kitabı okumak biraz bilmece çözmeye benziyor ,acaba çevirmen ne demek  istemiş oluyorsunuz.Zaman hataları var .Geniş zaman şimdiki zaman ,-dı lı geçmiş hepsi bir arada saçma sapan kullanılmış.
Çeviri konusunda uzman değilim ama şunu biliyorum ki çeviri yapan her iki dile de hakim olmalı.Bu kitabın  çevirmeni  ne İngilizce ye hakim ne de Türkçe’ ye.
Keşke ,keşke başkası çevirse, başka yayınevi seriyi satın alsaydı diye kafamı vuruyorum.Ya da ilk kitabı da böyle saçma sapan çevirselerdi haberim olmasaydı bu seriden.

Sibel
Çeviri ile ilgili daha fazla bir şey söylemek istemiyorum.Ama kitabı okuyanlardan biriniz çevirmenin şu cümle ile bana ne demek istediğini açıklarsa çok sevinirim (genel olarak o kadar çok hata var ki okurken sürekli aklınızdan düzeltiyorsunuz.Ama aşağıdaki gibi birkaç yer var ki gerçekten akıllara zarar…)
*Ortam şöyle.Kızla erkek,çocuğun odasında (cümleyi okuyup ta arabada olduklarını sanmayın diye belirtmek istedim odada olduklarını) ilk defa öpüşecekler ve kız şöyle düşünüyor :  Benim depoyla daha fazla yol gidilir,bunu Ryan karnıma vurduğunda anlıyoruz.
Cidden merak ettim orjinalinde ne yazdığını.Kitabı İngilizce okuyabilen şanslı arkadaşlardan rica ediyorum lütfen aydınlatın beni…



Gül
Bütün bu olumsuzluklar rağmen pırıl pırıl bir hikaye var.Çok güzel kurulmuş,karakterlerin gelişimini nefesinizi  tutarak okuyorsunuz.İlk kitaptan okuyup belki de sinir olduğunuz Beth ‘in geçmişini öğrendiğinizde ,yüreğiniz burkuluyor.Ryan mükemmel gözüken bir hayatın içinde aslında kendisini zombi gibi hissediyor.Ve Katie’ nin oluşturduğu erkek kahramanlara aşık olmamak elde değil .O kadar azimle gidiyor  ki Beth’ in peşinden ,Beth ‘le birlikte siz de aşık oluyorsunuz ister istemez.Bu kitap blog yazmaya başladığımdan beri tam not vereceğim ilk kitap olurdu eğer doğru düzgün bir çeviri olsaydı.

Sibel
Gerçekten çok güzel bir hikaye idi.Tüm karakterler gerçekçi,yerine oturmuş,istikrarlı.Keşke şöyle olsaydı dediğiniz hiçbir şey yok (çeviri dışında =p ) Klasik bir konuyu o kadar güzel işlemiş ki yazar bundan hiçbir rahatsızlık duymuyorsunuz.Bence de tam puanı hak eden bir hikaye idi.

Serinin yurt dışı kapakları


Gül
Bu Aspendos un ilk çeviri rezilliği değil ama bu  doruğu  herhalde,genellikle yazım hataları oluyordu.Kapak için epey yazdım Face sayfalarına ama tabi ki bildiklerini okudular ,kitabı okuyunca o orijinal kapağın ne kadar anlamlı ve güzel olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.Kitabı okumam bittikten sonra o sinirle Aspendos un Face sayfasına girip kitabın altına örnekle nasıl saçma sapan bir çeviri olduğuna dair not yazdım.Yaklaşık yarım saat sonra ,çok özür dileriz ,bu çevirmenle ilk kez çalıştık ,son olacak diye cevap yolladılar.( “Hanım Sultan zannettim padişahım” gibi bir özür ,kimse mi kontrol  etmemiş çeviriden geldikten sonra ) Ertesi sabah silinmişti.Büyük konuşmayayım ama bu aldığım son Aspendos kitabı idi.Yayınevi olup kitaplara karşı bu kadar özensiz olmaları çok rahatsız ediyor beni.

Sibel

Böyle bir çevirinin yayınlanmış olmasının tek açıklaması,kitabın çeviriden sonra belli ki Aspendos’tan kimse tarafından okunup,kontrol edilmemesidir.Daha başka bir açıklaması yok bunun.Aspendos bu kitapla ilgili olarak daha önce okuyucularına hangi kapağı seçelim diye Facebook’tan sorduğu zaman,ortaya koydukları üç seçeneğin hiçbirisinin bu kitaba uymadığını kendimizi parçalarcasına söylemeye çalışırken,bizleri kaale almayıp kendi bildiklerini okumalarından anlamalıydık böyle bir şeyle karşılaşacağımızı.Zira içlerinden biri okumuş olsaydı orijinal kapağın ve ismin hikayeye ne kadar uyduğunu,kendi seçtikleri kapak ve isimle ise hiç alakası olmadığını anlardı.Burdan Aspendos’a sesleniyorum (buradan çünkü Facebook’tan yazınca yorumlar kötü olduğunda siliyorlar) ; Ey Aspendos =p yayınlayacağınız kitaplarla ilgili okuyucularınıza kapak,isim vs gibi şeyler sormayın (ki nasılsa dinlemiyorsunuz) Bu tür şeylerle uğraşıp harcayacağınız zamanı kitapları basmadan önce okumak için değerlendirin.Sizden tek ricam bu…

Kitabın muhteşem orjinal
kapağı