5 Eylül 2016 Pazartesi

Üç Olmuş ya da Olmak Üzere

Üç Olmuş ya da Olmak Üzere 

Olmuş demişiz bu kitaplara ya da neredeyse olacak =) 

Denise Grover Swank-Yirmi Sekiz Buçuk Dilek
(Rose Gardner Mystery  Serisi  1)
R.L. Mathewson – Baş Belası Yan Komşum (Neighbor from Hell Serisi 1 )
Tracy Bloom – Salı Günleri Kimse Seks Yapmaz



Denise Grover Swank-Yirmi Sekiz Buçuk Dilek
Nereden başlayacaktım?
Listemden elbette.
Her zaman yapmak istediğim
ama denemekten korktuğum şeylerden…
 Rose Gardner olacakları önceden görme konusunda doğuştan yeteneğe sahip, genç bir kızdır. Fakat şimdiye dek hep başkalarına dair, çoğu zaman saçma sapan –birinin tuvaletinin taşması gibi– olayları görmüş, kendisiyle ilgili herhangi bir görüntüyle karşılaşmamıştır.
Ta ki kendi ölümüne şahit olana kadar…
 Yirmi dört yıllık hayatını boşa harcadığını fark eden Rose, malum olay gerçekleşmeden önce, çok isteyip de yapamadığı şeylerin listesini çıkarır. Yan dairelerine yeni taşınan yakışıklı komşusu Joe da bu maddeleri hayata geçirmesi için ona yardımcı olur; Rose’un erkeklerle daha çok şey yaşamak istediğini belirttiği madde hariç! Gelgelelim, bu yaşına kadar ona her şeyi yasaklayan ve kötü davranan annesi onun yerine öldürüldüğünde ortada daha önemli bir gerçek vardır: Rose, cinayetin baş şüphelisidir. 
 Diğer yandan, peşine düştükleri şeyin Rose’da olduğunu düşünen birileri ne pahasına olursa olsun onu ele geçirmekte kararlıdır.
Genç kız artık bakire ölme endişesinin yanı sıra çok daha ciddi sorunlarla karşı karşıyadır.

Orta Şekere yakın
Gül
Severek okudum
Başta seri yazdığını ve kızın adı ile olan bir seri olduğunu gördünüz değil mi ? Güzel bundan sonra yazacaklarım spolier değil demektir.
Yazarın Chosen serisinin bu seriden daha düşük puanı olmasına şaşırdığımı söylemeliyim.İki farklı tür ama o bence daha iyi konuydu.Yazar çok inandırıcı ,hikayeyi kızın ağzından dinliyoruz ve ben bir ara kitabın seri olmasına rağmen ciddi ciddi kız ölecek diye düşündüm.Kitaplar birbirinden bağımsız ve şu ana kadar 9 kitap yazılmış buçuklar hariç.Karakterler arasındaki konuşmalar ( kadın-erkek) on numara beş yıldız .Eğlenerek ,keyif alarak okuyorsunuz .Ama erkek karakter çok iyi çizilmemiş bazı olaylar dolayısıyla sanırım ,bir sonraki kitapta abi hakkındaki fikrimi beyan ederim artık.

Sibel
Aşk hikayesi içine polisiye girmesinden çok hoşlanmasam da sıkılmadım okurken.
Bence de Chosen serisi çok daha iyiydi.Ama daha ilk kitap,bakalım belki daha sonra daha güzelleşir bu seri de.Hikayenin polisiye olmayan kısmı gayet başarılıydı.Kızın ve oğlanın davranışlarını, konuşmalarını, yaşadıklarını falan okumak keyifliydi.Ama hikayenin polisiye kısmı biraz havada kalmış gibi geldi bana. Çok iyi kurgulanmadığını düşünüyorum açıkçası.Spoiler vermeden bunların ne olduğunu söyleyebilmem mümkün değil ama kitap maceradan çok aşk hikayesi olarak okunursa daha çok beğenileceğini düşünüyorum.

R.L. Mathewson – Baş Belası Yan Komşum 
Jason'ın, Haley'nin hayallerinin işini ve hayallerinin evini kâbusa çevirmesi uzun sürmemişti. Adam tam bir barbardı. İşte sürekli onun kendisinden kâğıt, kalem, kitap gibi şeyleri, hatta masasını "ödünç" almasıyla uğraşmak zorunda kalıyordu. Fakat evde işler çok daha kötüydü. Haley son beş yıldır, dışarıda asılı çamaşırlarına takılan ve evinin etrafına saçılan paintball toplarıyla, gürültülü müzikler ve partilerle, iki kez çiti tırmanıp Haley'nin havuzunda yüzmeye çalışan çıplak insanlarla, gecenin üçünde sarhoş bir halde oynanan basketbol oyunlarıyla, kadınların Jason'ın ön bahçesinde sinir krizi geçirmesine ve bazen pislik herif çıkıp onlarla ilgilenmeyi reddettiğinde onun bahçesinde kriz geçirmelerine katlanmıştı. 

Sürekli itilip kakılan taraf olmaktan bıkan Haley değişecekti ve işe komşusundan başlamaya karar verdiğinde hızla Jason'ın dünyasına çekileceğini hiç hesaba katmamıştı. Fakat onun bir planı vardı ve baş belası yan komşusunun cazibesine kapılıp oyununa gelmeye hiç niyeti yoktu.

Jason'ın beklediği son şey ise bahçesinden söktüğü alelade çiçekler yüzünden utangaç yan komşusunun kendini kaybetmesiydi. Kısa süre içinde onu kanatları altına almaya karar verdiğindeyse hayatına ne kadar rahatça uyduğunu fark etmeye başlamıştı. Artık tek yapması gereken tüm bunların bir oyun olmadığına onu ikna etmesiydi.


Sibel
Komik,eğlenceli bir kitaptı.
Kitabın neredeyse başından sonuna kıkırdayarak okudum.Evet bazı şeyler abartılmıştı (Jason’ın yemek olayı gibi) ama olayın komikliğini bozmadı benim açımdan.Kızın ani karakter değişimi ve 5 senenin ardından çok kısa sürede oluşan mucizevi yakınlık azıcık limoni bir tat verse de kitabı başladığım gibi bitirdim.Sıkılmadan,severek okudum.Sayfa sayısının çok fazla olmaması ve gereksiz uzatılmaması da bunu sağlamış olabilir.
(aşağıdakine bakmayın,bu ara depresif ruh halinde gülmesi zor o yüzden =p )

Gül
Abartmayalım okunabilir bir kitaptı .

Yalan yok kötü bir moralle ve uykusuz olarak başladım kitaba.Ama komedi kitapları bu yüzden okunmaz mı ? Keyfiniz yerine gelsin diye.Yalan yok kıkırdamadım ,tebessüm ettiğim yerler oldu ama kabul edelim bir Sophie  Kinsella kitabıda değil.Kızın durup dururken “ Artık Yeter “ haline gelmesi,kızın ve adamın arkadaşlıklarının aşırı hızlı ilerlemesi,adamın kadınlara yaklaşımı belli iken Haley i erkek gibi görmesi vs vs çok mantıklı değildi.Tamam bu tarz kitapta çok mantık aranmaz ,okunur geçer bende öye yaptım ama sanırım birde anlatım tarzıda battı bana ,(Evet kabul uyuz bir zamanımdayım ) 
Orta Şekere Yakın



Tracy Bloom – Salı Günleri Kimse Seks Yapmaz
Çilginlik Bu! Tek gecelik bir hatanın böyle bir kaosa yol açacağını kim tahmin edebilirdi ki?

Lisede tutkulu bir aşk yaşayıp olaylı şekilde ayrılan Matthew ile Katy yıllar sonra tesadüfen karşılaştıklarında ne olduğunu anlamadan kendilerini yatakta bulurlar ancak ertesi sabah bu hatayı sonsuza kadar unutmaya karar verirler. Ta ki sekiz ay sonra doğuma hazırlık kursunda birbirlerini görene kadar… 

İki tarafı da şaşkına çeviren bu karşılaşma, Katy'nin aklına kâbus gibi bir kuşku düşürür: Karnındaki bebek birlikte yaşadığı sevgilisinden de olabilir Matthew'dan da! Diğer yandan Matthew da bu olasılığı aklından çıkaramaz ve ikiz bekleyen karısı ile gençlik aşkı Katy arasında, çifte babalık kriziyle aklını oynatma noktasına gelir. Peki, bu korkunç karmaşadan bir çıkış yolu var mıdır?

"Bu kitap tam bir komedi bombası. Aklınızı başınızdan alacak!"
-Marie Claire-

"Çok iddialı! Kesinlikle hayal kırıklığına uğratmıyor."
-New! Magazine-

"Marifetli, edepsiz, zekice!"
-Sunday Mirror-

"Okurken durduk yere öyle çok kahkaha attım ki etrafımdaki insanlar durmadan neye güldüğümü sorup durdu."
-Megan Reading in the Sunshine-
Orta Şekere Yakın


Sibel
Önyargı kötüdür =p
İçinde aldatma,aşk üçgenleri vb bulunan hikayeleri çok sevmem,asabım bozulur.Keza bu kitabın konusunu okuyunca da bu yüzden burun kıvırıp okumayı pek düşünmemiştim.Ama yorumlardaki güldüm,kahkaha attım,eğlencenin dibine vurdum vs gibi cümleleri okuyunca hadi dedim bir şans vereyim.İyi olmuş çünkü ben de keyifle okudum kitabı.Çoğu yerde kıkırdadım (kahkaha atacak kadar değil ama =D ) ,eğlenerek okudum.Yazarın dili de akıcı idi.Konu da klişe olmayınca kitap aktı gitti, başından sonuna sıkılmadan okuyup bitirdim.Demek ki neymiş ; önyargı kötüdür =p

Gül
Çok bir şey beklemeden okunulursa sıkılmadan okunacak bir kitap.
Konusunu okuduğumda yok ben bunu okumam dedim.Malum sebep ,aldatma vs vs bunlar hoş şeyler değil.Tam bu sebeple erkek karakteri sevmedim ,ama aslında aşırı derecede gerçekçi anlatılmış bir karakter.Kitaptaki tüm karakterler öyle .Hiç biri için hafifletici sebepler bulmak ya da “temizlemek” için uğraşmıyor yazar.Size de keyifle okumak zaman zaman gülümsemek ( kıkırdamak ehhh benim için fazla )kalıyor, yaz  için ideal bir kitap,kumsalda ya da evde sıcakta pişerken akıcı okunup bitecek bir kitap.