8 Eylül 2016 Perşembe

Kim Holden - Gus (Bright Side Serisi 2)


Kim Holden  - Gus 
Bundan sonra nasıl yaşayacağımı gerçekten bilmiyorum. Gün Işığım benim yalnızca en yakın arkadaşım değil, aynı zamanda da diğer yarımdı. Beynimin, vicdanımın, neşemin, yaratıcılığımın, kalbimin diğer yarısı. Diğer yarınız sizi sonsuza dek terk etmişken hayata nasıl kaldığınız yerden devam edebilirsiniz ki? 

Bu, Gus'ın hikâyesi. Kendini kaybetmesinin, kendini bulmasının ve iyileşme sürecinde yaşadıklarının hikâyesi. Aylar önce başlayan dönüşümümün son noktasındayım. İsteyerek verdiğim bir kararı harekete geçiriyorum. Ve çok iyi hissediyorum. Şunu iyice anladım ki, mutluluğumdan ve hayatımdan tamamen ben sorumluyum. Bu yükü benim omuzlarımdan alabilecek biri yok. Hayatı düzene sokan da benim, paramparça eden de. 

Bu bir seçim. Ödüle ulaşmak için çaba göstermeniz gereken bir seçim. Aylaklık ve kayıtsızlık sizi sıradanlığa sürükler. Evet, bazen çabalamak çok zordur; fakat dikenli yollardan geçerek elde edilen zaferin ödülü daha büyük olacaktır. İşte harikalar böyle yaratılıyor. Sıradan şeyler değil, efsaneler böyle yaratılıyor. Ve ben efsane yaratmaya âşık oldum. Yaşamanın tek yolu bu.



İlk kitap Gün Işığım yorumu için tık tık 

Sibel
Gün ışığım kadar olmasa da bunda da dram dozu oldukça yüksekti.

Gül
Dram aşırı ,biraz bayıyor.

Sibel
Bu sefer ilk kitap Gün Işığımdan hazırlıklı olduğum için dram yüklü bir kitap okuyacağımı biliyordum. Neyse ki onun kadar ağlak değildi Gus.Gerçi yazar ilk kitapta okuyucuyu böğüre böğüre ağlatacak konuyu kullandığı için bu kitapta dram için ne yapabilirim diye düşünmüş sanırım.Çözümü de hikayeye acıların kadını Bergen misali yeni bir karakter eklemekte bulmuş =D Yazarın anlatım tarzı ilk kitaptaki gibi ama yine alışınca çok rahatsız etmiyor.Ve yine akıcı bir kurgu, sizi sıkmayan bir hikaye. Amaaaa çok fazla ajitasyon ve Gus’un neredeyse kanatsız bir melek olması azıcık insanı bezdirmiyor da değil.Bu sefer hüngür şakır ağlama yok sadece Kate’in konusu geçtiğinde önceki hikaye aklınıza gelip gözleriniz doluyor (amma ağlamıştım o kitapta yavvv). O yüzden daha rahat okuyabilirsiniz kitabı.İlk kitabı okumadan bu kitabı okuyabilirsiniz bu arada.Yeni bir hikaye,gerçi Gün Işığımdan bahsedilen sıkça yerler var ama anlamanıza engel teşkil eden şeyler değil.
Aspendos Gün Işığım gibi acıklı bir kitapta kapak olarak pammıkk şeker kıvamında acayip bir kapak tasarımı yapmıştı ki kitabın orijinal kapağı (rengi itibariyle) hikaye ile çok alakalı idi.Sıra Gus’a geldiğinde ise yine orijinal kapağı kullanmadan farklı bir kapakla çıkarttı Türkiye’de kitabı Aspendos. Anlamadığım konu ise Gus için kullandıkları kapak yazarın başka bir kitabının (So Much More isimli kitabın) orijinal kapağının azıcık değiştirilmişi.Neden böyle bir şey yaptıklarını anlayabilmiş değilim…

Gül
Türk filminde kötü adam olarak Erol Taş’ı görürseniz bilirsiniz ki filmin sonuna kadar kötü kalacak (istisnalar kaideyi bozmaz) bir de gençlerin evlenmesini izin vermeyen babayı Hulusi Kentmen'in oynadığı Türk filimleri vardır ki bilirsiniz ki ortalarda bir yerde yumuşayacak ve gençlerin mutluluklarına engel olmayacak.Yanlış anlaşılmasın bu kitapta kimse gençlerin saadetini engellemeye çalışmıyor.Kitabın sonunda neredeyse  herkes iyi adam oluyor .Hatta kitapta neden olduğunu anlamadığım Clare bile hidayete kavuşuyor.Ve sen azıcık " Bu dünyadaki bahtsız bedevi ben miyim? Hep kötü insanlara rastladım " diye isyan ediyorsun.Gus zaten şehadet getirse direk evliya mertebesinden İslama geçiş yapacak.Bayan karakteri  çok sevmedim açıkçası ve anlatım tarzını da.İlk kitabı okumuşlar için güzel bir bitiş olabilir ama ilk kitaptada ki aşırı dramdan kaçan ben için  ikinci kitap azıcık sıkıcı oluyor.Hele Gus un Keller la "Gün Işığının arkadaşları neler yapıyor onlarda mutluluğu buldu yaşasın"  konuşma kısmını yalan yok atladım.