16 Eylül 2015 Çarşamba

Anna Campbell -Serserinin Öpücüğü (Sons of Sin Serisi 2 )


Anna Campbell -Serserinin Öpücüğü  
Genevieve Barret sır tutmak konusunda uzmandır. Babasının adıyla yayımladığı makaleleri ise en büyük sırrıdır –ta ki etkileyici bir hırsız, Harmsworth Mücevheri’ni ondan çalmak isteyene dek. Genç kadın, babasının kusursuz yakışıklılıktaki öğrencisinin gerçek kimliğini açık etmek niyetinde değildir. Çünkü an itibariyle kendini en baştan çıkarıcı sırrın tam ortasında bulmuştur. Sör Richard ise hayatı boyunca soğukkanlı görüntüsünü korumuştur. Yaşadığı acı tecrübeler sonucunda duygusal ilişkilerin insanı sadece felakete
sürüklediğini öğrenmiştir. Bir gün Harmsworth Mücevheri’ni –onun baronetlik üzerindeki hakkını kanıtlayan paha biçilemez sanat eserini– ele geçirmek için harekete geçer. Ancak kendisini sonsuza dek değiştirecek bir maceraya atıldığından habersizdir. Toplum gözündeki itibarını değiştireceğini düşündüğü bu mücevher için uğraş verirken, kendini taşın sahibi genç kadının cazibesine kapılmış bulacaktır. Onun kusursuz görünüşüne direnebilen bu kadının kabuğunu kırmak sandığı kadar kolay olmayacaktır.

Gül
Az bulunacak kitaplardan eğlenceli Historical

Sibel
Şakayık ve fil benzetmesi dışında güldüğüm yer var mıydı hatırlamıyorum.Belki de bu kitabın şansızlığı SEP-Doğuştan Çapkından sonra okumamdır.Oradaki espirilerden sonra bunda eğlenceli pek bir yer bulamadım ben =)


Gül
Anna Campbell benim sevdiğim ender Historical yazarlarından.Yazdığı güçlü kadın karakterleri seviyorum ,acı çekecek olsa bile kendi yolları çizen kadınlar.Belki tarihsel olarak çok uygun değiller ama ben okumaktan zevk alıyorum
Yazar normalde acıklı geçmişler ve hüzünlü arka planlı kitaplar yazsa da bu kitapta bu kuralı epey bozmuş.Kadın ve erkek karakter arasındaki çekişmeli dialoglar oldukça eğlenceli olmuş( insanın içinden kızın ağzını vurmak gelmiyor diyeyim ya da ) .Bu kadar ağız dalaşı dönemi için çok uygun mu değil mi emin olmasam da eğlenerek okunuluyor,bir sonraki Anna Campbell kitabını merakla bekletiyor hali ile.

Yurt Dışı Kapağı
Sibel

Bir kere daha oldu,Gül ile historical zevkimiz pek tutmuyor =) Kadın karakterlerin ezik olmamasını, erkek karakterlerle çata çat diyaloglarını ben de seviyorum.Ama buradaki diyaloglar bana eğlenceli gelmedi pek.Evet kızın verdiği cevaplar zekiceydi ama öyle pek komik te değildi.Başta da yazdığım gibi belki de SEP arkasından okunduğu için olabilir bu etki.Onun dışında konunun ilerleyişi beni biraz sıktı. Çok yavaş aktı olaylar ve özellikle kitabın ilk yarısında bence gereksizce uzatılmıştı .Ama sonuçta sevdiğim bir yazar olduğu için de okundu bitti.Serinin 3.kitabı Sedgemoor Dükü Camden’ı daha çok merak ettim.Umarım onun hikayesi daha az sıkıcı olur benim için.