28 Kasım 2017 Salı

J. M. Darhower - Sırtımızdaki Hedef-Monster in His Eyes Serisi 3


J. M. Darhower - Sırtımızdaki Hedef
Sözünü tutmanın en iyi yolu asla söz vermemektir.
Pek de uzun olmayan bir zaman önce, Vegas’ta bir şapelde, hayatımın geri kalanı boyunca Karissa’yı seveceğime dair yemin ettim. Fakat kimseye sonsuz yarınlar bahşedilmemişti. Kimseye sonsuzluk sözü verilmemişti. Bazen elimizde tek kalan bugündür.
Carpe Diem
Ânı yaşa.
Şimdiye dek her şey bitmiş olmalıydı, biz mutlu olmalıydık fakat insanlar huzur içinde yaşamamı güçleştiriyordu. Ellerimde öyle çok kişinin kanı vardı ki temizlenmesi asla mümkün değildi ve orada bir yerlerde, birisi yaptıklarımı bana ödetmeye kararlı gibiydi. Sonsuza dek mutlu, her zaman bir bedel ile birlikte gelirdi; her adamın ödemeye hazır olduğu bir bedel. Ancak bu olacakları oturup bekleyeceğim anlamına gelmiyordu.
Çünkü söz konusu sevdiğim kadın olduğunda… uğruna savaştığım yaşam olduğunda… Kimse güvende değildi.

Birinci kitabın yorumu için tık tık 
İkinci kitabın yorumu için tık tık 
Gül
Ne gerek vardı bilmiyorum üçüncü kitaba ama ,yazmışlar, okudum,beğenmedim.
Sibel
Bloga başlamamıza neden olduğu için okuyorum yoksa 2.kitabın yarısında bırakır devam etmezdim.

Gül
Kabul ikinci kitaptan daha iyi.En azından intihar hissi oluşturmadı .Naz evinin erkeği olmuş,evde oturup temizlik yapıp Karissa eve gelsin diye bekliyor başta.Sonra işte böyle birileri öldürülmeye başlıyor falan ,oradan bir şeyler çıkarmaya çalışıyor yazar ,biz kimin suçlu olduğunu kitabın ortalarına doğru anlıyoruz ama Naz o kadar zeki değil.

Kitapta güldüğüm yerler olmadı değil ( yanlış anlama olmasın kitap komik değil ) İlki kayınpederin Karissa’e hislerimizin tercümanı olması.

İkincisi; ilk kitabın yorumunda yazara mafya nasıl olur gitsin filmleri izlesin demiştim sözümü dinlemiş.


Naz ‘ın ergen Karissa’ya yaşından olgunsun dediği yerde koptum.Abi peşinden gelmezdim diyor bozulma sebebide o .Yani düşmanın kızı olmasaydı.


Kızdığım yerlerde oldu en aklımda kalan Karissa’nın üniversite ve ya dersleri için ne işime yarayacak gerçek hayatta gibi salak bir söylemde bulunması.Bilgi,birikim,kültür kızımızı tatmin etmiyor anlaşılan.Bir kaç mantık hatası ,bir kaç yaş karmaşası var kitapta ama bu kitaptan beklenir bunlar o yüzden o konulara girmiyorum ve seri bittiği için şükür secdesi yapmaya gidiyorum.



 Sibel
İlk kitabı deli irdeleyecek kadar hayal kırıklığıyla ikinci kitabı patlayacak derecede sıkkınlıkla okuduğum için bu kitaba başlamayı gerçekten istemedim ama işte bloğa başlama olayı vs vs hadi dedim okuyayım.Valla ne söyleyeyim totomla okuduğum için Gül kadar Naz veya Karissa neler saçmalamış hiç farkında değilim.Sadece şunu söyleyebilirim kitap hakkında ;ilk kitaptaki gibi bir beklentim olmadığı için hayal kırıklığı yaşamadım ama ikinci kitaptaki kadar da sıkılmadım.Yazar mafya filmi seyretmiş ama bence seyrettiklerinden pek de bir şey anlamamış kanımca,cıkss yine olmamış…