24 Mayıs 2016 Salı

Karen Marie Moning – Alev (Ateş Serisi 7)



Karen Marie Moning – Alev 

MacKayla Lane, ölümcül kitap Sinsar Dubh’a karşı verdiği büyük mücadelenin işe yaradığını sanıyor. Oysa kötülüğün pençesi, hiç olmadığı kadar yakınında. Baştan çıkarıcı, doymak bilmez Fae ile insanların arasındaki duvar yıkıldığında, ölümsüzler, gezegeni mahvetmeye başladı. Dublin artık bir savaş alanı. Şehir, Kırağı Kral’ın buzlarından arınıp ısındıkça hararet artıyor, tehlikeli sınırlar aşılıyor ve tutkuların alevi ortalığı kızıştırıyor.
Mac’in güvenebileceği tek kişi tehlikeli ölümsüz Jericho Barrons, ancak onların arasındaki tutkulu bağ bile ihanetle sınanacak.
Burası hayatta kalmanın hiç bitmeyen bir mücadele gerektirdiği, iyi ve kötünün birbirine karıştığı ve her ittifakın bir bedelinin olduğu, vahşi bir dünya. Ve Mac, karanlık güçlere karşı girişeceği destansı savaşında kime güvenebileceğini seçmek zorunda.

“Bir düşmanın seni yenmesinin iki yolu vardır,” demişti. “Ölürsün. Ya da denemekten vazgeçersin. O Zaman da ölürsün.”

 Serini 6. kitabı Buz un yorumu için Tık Tık 

Sibel 
Ben Barrons’u mangal yaparken bırakmışım beynimde =D
Gül
Barrons un her türlü gideri var ama …


Sibel
Ateş serisi 5.kitapta bittiğinde ağlamaklı olmuş biraz daha Barronsss diye hıçkırmış olsam da sanırım beynim hikayeyi orada bitirmiş benim için.Neden böyle diyorum deli heyecanla beklemiş olmama rağmen bu kitapta Mac ve Barrons’u okurken eskisi kadar keyif alamadım.Sanki sönmüş,bitmiş bir şeyi yeniden canlandırmaya çalışmak gibi geldi bana.Hatta çoğu okurun (mesela Gül =p) sevmemesine rağmen benim sevdiğim Dani’nin sahnelerini daha bir heyecanla okudum resmen. Keşke Ryodan ile Dani daha fazla olsa bile dedim bir ara.Haaaa Mac olmasa bile Barrons’u yeniden aramızda görmek ayrı bir zevk o ayrı ama kitabın geneli bir sürü farklı karaktere bölünerek anlatılınca da onun sahneleri de azıcık az kalmıştı sanki. Elbette 8.kitabı da çıkar çıkmaz hevesle alıp okurum ama eskisi kadar sabırsızlıkla bekler miyim çıkmasını bilmiyorum .


Gül
5. kitabın sonunda bir aile saadeti ile bitirdiğimizden olsa gerek kafamda kitabı bir şekilde sonlamışım.Ya da 5 kitap boyunca Sinsar Dubh un peşinde koşan çiftimizin az buçuk bir sona kavuşmasından olsa gerek  bitti gözü ile bakmışım.Ya da yaşlandım ; Gölge Ateşi çıktığında direk Artemis e gidip almış o gün durduğum her anda okumuştum .Bu kitapta ise öğle saatlerinden elime geçen kitaba ancak akşam başlayabildim.


Serinin başlangıcındaki bir kitapta birkaç bölümde halledilebilecek bir konuyu bir kitap boyunca sürdürünce hali ile ara nağmeler yapması gerekmiş yazarın .Barrons la Mac ın herkesin ortasında kavga etmesi,Ryodan ın Lor u karşısında alıp Dani hakkında uzun uzun konuşması ( artık kesin, ben sessiz kendini ortaya dökmeyen adamları seviyorum ) ,Dokuzların hepsine münasıp kısmetler bulunmaya çalışılması vs vs bunlar hep bahsettiğim ara nağmelere örnekler.Belki de diğer kitapları hikaye kimseye bölünmeden sadece Mac ın ağzından anlatıldığından bu kadar sevdik.Üstekinin aksine ben Mac ve Barrons sahneleri daha çok olsun isterdim.Ama şu da var ki bu kitapta anlatılan hikayelerin içinde en çok merak ettiğim Kral ın hikayesi oldu.
Elbette 8. kitap çıktığında alıp okuyacağım ,hiç bir şey olmasa seri manyaklığım var ki ne olursa olsun Karen Marie Moning ın bu seride okumaya değer bir yazım tarzı var .Ama seriyi biraz daha heyecanlandırması gerekiyor sanırım .