13 Ağustos 2015 Perşembe

Cathy Maxwell-Hayaller Gerçek Olunca


Cathy Maxwell-Hayaller Gerçek Olunca
 Herkes Penhollow Kontu’nun evlenmesi gerektiğini biliyordu.
 Bu yüzden köy halkı, okyanustan bir gelin istemek için fırtınalı bir gecede toplandı...

 DENİZ ONA BİR EŞ GETİRDİ
 Yakışıklı Penhollow Kontu Pierce Kirrier, kabaran okyanus dalgalarından kurtardığı gizemli güzelin kim olduğunu veya nereden geldiğini bilmemektedir. Ama bu büyüleyici güzeli gördüğü an ona sahip olmak ister. Onu Penhollow Malikânesi’ne götürür, kalbini ve güvenini kazanmak için ona bir prensesmiş gibi davranır.


 AMA BU GÜZELİN GEÇMİŞİ ONLARI AYIRABİLİRDİ
 Eden uyandığında kendisini Cornwall’ın ücra bir köşesinde, bir malikânenin şık yatak odasında bulur. Bu, tüm dileklerinin gerçekleştiği, mükemmel bir hayal âleminde yaşamak gibidir. Pierce’ın kollarında varlığından daha önce haberdar olmadığı aşkı ve mutluluğu bulur. Ama geçmişinin sırları açığa çıktığında Eden hayallerini ve aşkını koruyabilecek midir?

 “Beklenmedik ne varsa bekleyin!”
 Affaire de Coeur
 “Maxwell bir kez daha tutkulu bir çiftin öyküsünü detaylarla örülü, ustaca bir üslupla anlatmış.”
Library Journal
Gül
Kont o kadar beceriksiz ki kasaba büyücüden medet umuyor.Mikser icat olmuş olsa “Mikserde biz yaptık “ diyecekler kont için

Sibel
Başlarda hımm değişik bir konu diye hevesle okudum ama yarıdan sonra sıkıldım.
Kıl payı ile


Spolier

Gül
Okurken sıkıldım ,öyle böyle değil.Şeytana uyup atlaya hoplaya okumayı bile düşündüm.Bir kere konu inandırıcı değil.Kasabanın birinde  yapılan büyü için bilmem kaç yıl  önce İngiltere de ki bir Mama nın hazırlık yapmış olması çok mantıklı değil kabul edin .
Kızımızın her şeyi bilen bakire olması zaten saçma iken abinin daha dakika bir gol bir misali aşık olması cidden sıkıcı
Bir olay bir aksiyon bekliyorsun ( o “aksiyon”dan başka) ama yok kitap böylee uzun ızdırap verici bir şekilde süründürüyor sadece .


Sibel

Kitap başladı,dedim vayyy değişik bir konu alırım bir dal =p Yarılarına kadar falan sıkılmadan okudum ama bir süre sonra olayların gidişatı rahatsız etmeye,anlatılan saçmalıklar gözüme batmaya başladı. Tamam kitabın başından beri saçmalama vardı (büyü olayı vs) ama başlarda ilginç geldiği için kafama çok takılmadı.Ancak hikaye devam ettikçe kurgu basitleşmeye,belki de kitabı uzatma kaygısıyla bu ilginç gelen şeyler kurcalanınca kabak tadı vermeye başladı. Hele ki sonlarda kız adamı geri döndürebilmek için büyücüden yardım istediğinde aldığı cevapta hıııı tamam o zaman dedim.Yani büyücü şunu şunu yap,üç kere başının üstünde döndür denize at falan dese daha az absürd gelirdi. Ama hayır yaşlı kadın bu büyüyle olmazzz (kızı denizden adamın ayaklarının dibine getirmeyi becerebiliyor ama =P ),senin bu olayda erkeğini geri kazanabilmen için güçlü olman lazım falan diye saçmalayınca iyice sıkıldım.Utanmasa ‘Dönerse senindir,dönmezse zaten senin olmamıştır’ falan diyecekti.Kız da bu öğütü iyice düşündü ve süper,über bir çözüm buldu.Ben de bulduğu çözüme bu muymuş yani diye öyle mel mel baktım…