Colleen Hoover – Ya Hiç Gelmeseydin
Bazen birbirimize ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu anlamamız
için yollarımızın ayrılması gerekir…
Çarpılma'yla milyonlarca okuyucu büyüleyen Colleen Hoover, zorlukları aştıkça
aşkları daha da güçlenen Layken ile Will'in hikâyesini anlatmaya devam ediyor.
Will'in geçmişiyle ilgili çarpıcı ve beklenmedik bir gerçek, genç çiftin
birbiri hakkında bildiği her şeyi sorgulatacaktır. İlişkileri böyle önemli bir
noktadayken Will ile Layken beraber yaşayacakları bir gelecek için savaşıp
savaşmayacaklarına karar vermek zorundadırlar. Yoksa yalnızlık ve kalp
kırıklığıyla dolu bir hayata doğru yol alacaklardır.
Tabii bu sırada yaşamın onlar için çok daha tehlikeli planları vardır.
"Colleen Hoover'ın ikinci romanı da, Çarpılma kadar harika ve eğlenceli.
Ya Hiç Gelmeseydin, tam anlamıyla şiirsel."
-Jamie McGuire-
Gül
Colleen okunuyor (
kabul bu kitap biraz sıkıcı ) ama bu serisi diğerleri gibi sevilmiyor.
Sibel
Bu yazar tam bir Drama Queen…
Gül
Kitabı okurken ablam yanıma gelip ağladığımı görünce " Hayatındaki dramlar yetmiyor mu " dedi "İlk kitapta o kadar dram vardı ki bir
şey kalmadı sandım" cevabını verdim.Yanılmışım .Colleen yazarken "Bu ikisine
vereceğim acılar bitti sandınız değil mi ? HAYIRRRRRR !!!! "diye çığlıklar atıp filimlerdeki
kötü karakterler gibi güldüğüne eminim nedense .
Will ve Layken nın yaşları küçük olduğu için mi yoksa ilk kitaba oranla bu kitapta daha az olsa da o saçma sapan şiirler yüzünden mi bilmiyorum ama Colleen'ın bu serisini sıkılarak okuyorum , doğruyu söylemek gerekirse ,ama kadın dram yazmayı sonnnn derece iyi biliyor.( önemli not şiirlerin bu kadar kötü olmasında çevirmenin de suçu olabilir çünkü şiir çevirmek normal çeviriden epeyyyy farklı olması gerekir )
Will ve Layken nın yaşları küçük olduğu için mi yoksa ilk kitaba oranla bu kitapta daha az olsa da o saçma sapan şiirler yüzünden mi bilmiyorum ama Colleen'ın bu serisini sıkılarak okuyorum , doğruyu söylemek gerekirse ,ama kadın dram yazmayı sonnnn derece iyi biliyor.( önemli not şiirlerin bu kadar kötü olmasında çevirmenin de suçu olabilir çünkü şiir çevirmek normal çeviriden epeyyyy farklı olması gerekir )
Sibel
Bu yazarı dram yazmasına rağmen severim.Ama serinin ilk
kitabı Çarpılmayı içinde barındırdığı şiirlerden (şiir sevmediğimi söylemiş
miydim =D ) ve aşırı dramdan dolayı pek beğenmemiştim. Ancak elbette yazardan
kaynaklı bu kitabını da okudum.İlki kadar olmasa da bu kitap da ziyadesiyle dram
ögeleri ve şiir içerdiğinden azıcık içim bunaldı okurken.Yazarın hatrı olmasa seriye devam etmeyi çok da düşünmezdim açıkçası (Neyseki bir kitap kaldı serinin bitmesine).
Kitaptaki şu Kelebek konusu bana oğlumun küçüklüğünü hatırlattı.Ben de oğluma küçükken kötü kelimeler kullanmasın diye Menekşe ve Midye Kabuğunun çok kötü kelimeler olduğunu söylemiştim. Ne zaman sinirlense Menekşe ya da Midye Kabuğuuuuuu diye bağırırdı. Tabi insanlar bir şey anlamayıp bakardı bize =D
Gül den not :Sonra bu oğlan neden böyleeee
Sibel'den cevap : =P =P =D
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder